maltepe merkezde satılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İstanbul'da Yaklaşık 2 Bin Riskli Yapı Var !

İstanbul'da Yaklaşık 2 Bin Riskli Yapı Var !



MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar,Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde bin 935 adet riskli yapı bulunduğunu bildirdi.

Bakan Bayraktar'ın verdiği bilgiye göre Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde bin 935 adet riskli yapı bulunuyor. Riskli yapılar 59 ilde yer alıyor. Rekor ise İstanbul'da. İstanbul'da bin 396 adet riskli yapı bulunuyor. 
RİSKLİ YAPILARIN 80 ADEDİ KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT
Çevre ve Şehircilik Bakanı, riskli yapı olarak belirlenen yapıların yaklaşık olarak 80 adedinin kamu kurum ve kuruluşlarına ait olduğunu belirtti. 
Bakan Bayraktar, "Riskli olarak belirlenen yapıların büyük bir kısmı riskli alanlar dışında bulunmaktadır" dedi. 
Bayraktar, "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan olarak ilan edilen alanların toplam büyüklüğü 3 bin 103,78 Ha'dır" dedi. 
Çevre ve Şehircilik Bakanı, kanun kapsamında riskli alan olarak ilan edilen 39 alanın Afyon, Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kütahya, Kahramanmaraş, Sakarya, Samsun, Trabzon, Van illerinde bulunduğunu açıkladı. 
Kaynak: ANKA


Bakanlıktan Emsal Artışlarını Zorlaştıracak Düzenleme mi ?



Bakanlıktan Emsal Artışlarını Zorlaştıracak Düzenleme mi ?


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, emsal artışlarıyla ilgili düzenleme yapacaklarını belirterek, ''Emsal artışları çok daha zorlaşacak. Öyle herkes kafasına göre plan notlarıyla, bilmem neyle emsal artışı yapamayacak'' dedi.
 
Bakan Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''AK Parti 4. Uluslararası Yerel Yönetimler Sempozyumu''nda, belediye başkanlarına emsal değerleriyle ilgili uyarıda bulunduğunu anımsattı.
 
Başbakan Erdoğan'ın bu yöndeki talimatlarıyla ilgili çalışmalar yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini anlatan Bakan Bayraktar, ''Yeni kanun çıkarıyoruz, İmar Kanunu. Orada birtakım gerekli kıstaslar getiriyoruz. Yeni Yapı Denetim Kanunu yapıyoruz, orada kıstaslar getiriyoruz. Çevre Kanunu'nda birtakım değişiklikler yapıyoruz. Bu kulvarı inşallah çok daha güzel, çok daha ciddi, çok daha çevreci konuma getirmek için adımlar atıyoruz'' dedi.
 
''Belediyeler de rahatsız''
 
Bakan Bayraktar, emsal artışlarıyla ilgili düzenleme yapacaklarını vurgulayarak, ''Emsal artışları çok daha zorlaşacak. Öyle herkes kafasına göre plan notlarıyla, bilmem neyle emsal artışı yapamayacak'' ifadelerini kullandı.
 
Emsalin çok teknik bir konu olduğunu dile getiren Bakan Bayraktar, şunları kaydetti:
 
''Emsal 2 dersin ama diğer taraftan emsal vermezsin, kütle koyarsın. Diğer taraftan taban alanı katsayısı dersin, yükseklik verirsin, emsal belli olmaz. Bunlar çok izafi şeyler. Onun için biz inşaat emsali konusunda, yol, çevre, meydan, sosyal donatı, teknik altyapı konusunda bunlara çok daha dikkat etmek için adımlar atacağız, düzenlemelerini çok daha ciddi yapacağız.''
 
Bakan Bayraktar, çalışmayı belediyelerle yaptıklarını kaydederek, ''Belediyeler de yapılanlardan rahatsız. Bu bir olgu, belediyelerle ortaklaşa toplantılar yapıyoruz. Bunlar devam edecek'' diye konuştu.
 
Bakırköy'deki araziye yönelik iddialar
 
Bakan Bayraktar, Bakırköy Kartaltepe'de yeşil alanın konut alanına çevrildiği iddialarıyla ilgili olarak da ''Öyle bir şey yok. Onlar safsata üretiyor. Orada yetkimiz var, devletiz, bakanlığız biz. Orada belediyenin yapmadığı işi biz yaparız. Gerekli görüşleri aldık. Oranın imarı vardı zaten, ticaretti konuta çevirdik. Tam bir safsata. Bakılırsa bilimsel olarak görülür'' dedi.
 
Yeşil alanı imara açmayacaklarını, bu konuda çok titiz olduklarını belirten Bakan Bayraktar, ''Dünyada bizim kadar titiz hiç kimse yok. Biz imar, yeşil, çevre konularında son derece titiziz. Doğrusu neyse gereği neyse onu yaparız. Bilimsel çerçevede, imar planı, kriterleri, İmar Kanunu, imar yönetmelikleri çerçevesi içinde doğrusunu yaparız'' değerlendirmesinde bulundu.

KAYNAK: AA


Binalar Tek Tek Dönüştürülmemeli mi ?





Binalar Tek Tek Dönüştürülmemeli mi ?





Mimarlığın sanatttan ziyade matematikle ilişkisi olduğunu ifade eden Yüksek Mimar Gülfem Karaer, “Ben mimariye sorun çözmek ve matematiksel boyutuyla bakıyorum” dedi
 
Mar Mimarlık’ın kurucu ortağı Yüksek Mimar Gülfem Karaer, mimarlığın en çok matematikle ilişkisinin bulunduğunu belirterek, mimaride aksayan noktaların sanatla kurulan ilişki nedeniyle ortaya çıktığını söyledi.
 
Mimarinin problem çözmek olduğunu ifade eden Gülfem Karaer, “Ben mimariye sorun çözmek ve matematiksel boyutuyla bakıyorum” dedi. Gelişmiş ülkelerin çoğunda bina cephelerinin çok öne çıkmadan aynı çizgileri taşıdığını ifade eden Karaer, buna rağmen binaların ve dolayısıyla kentlerin belli bir uyum içinde olduğunu vurguladı.
 
Türkiye’nin sanayi devrimine geçemeden şehirleşmeye başladığını ifade eden Karaer, şöyle konuştu:
“Birçok ülke sanayi devrimi nedeniyle şehirlerde işçi konutları yaptı. Bu da şehirlerin düzenli gelişmesini sağladı. Bizde ise şehir kültürü tam anlamıyla oturmadı. Şehirleri kurmak için yeterli zaman da oluşmadı. Göç de niteliksiz şehirleşmede etkili oldu.”
Gülfem Karaer, Türkiye’deki mimarların kısa vadeli çözümlerle günü kurtarmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Bağdat Caddesi, padişahlık zamanında yapılmış. Yavuz Sultan Selim Mısır’a giderken buradan geçmiş. Adı bu nedenle Bağdat olmuş. Burası kentin en lüks yerlerinden biri ama daha da yoğunlaştırılmaya çalışılıyor. Altyapı artık yetmiyor. Yeni Bağdat caddeleri ve akslar yaratılmalı” diye konuştu.
 
‘Dönüşüm tek tek olmaz’
Karaer, Bağdat Caddesi’ndeki 4 katlı binaların yıkılıp yerine çok daha yüksek katlı binalar yapılabildiğini anlatarak, binaların bu şekilde tek tek dönüşmesi durumunda ortaya kötü bir manzaranın çıktığını söyledi. Karaer, bu durumda kentin tüm uyumunun gittiğini vurguladı.  
 
Kentlerin büyük ölçekli planlamaya ihtiyacı olduğunu dile getiren Karaer, “Herkes çekme mesafesi, saçak kodu ya da plan tadilatı mümkün mü diye bakıyor. Ama kentsel planlamaya bakılmalı” görüşünü aktardı. Betonarmenin  herkes tarafından uygulanabilen bir malzeme olmasının büyük handikaplar yarattığına dikkat çeken Karaer, “Artık her şey betonarme yapılıyor. Beton geri dönüşümsüz ve ömrü çok kısa bir malzemedir. Ahşap olsa eskiyince talaş yaparsınız, çelik olsa eritirsiniz ama beton öyle değil” dedi.
 
Deneyimlerini paylaşıyor
 
İTÜ Mimarlık Fakültesi uygulama projesi derslerinde eğitmen olarak yer alan Gülfem Karaer, ilk seminerini  verdi. Karaer, İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emrah Acar ile birlikte yürüttüğü uygulama projesi dersinde öğrencilerle,sektörde kazandığı deneyimleri, mimarlık sektöründeki bölünmelerle oluşan uzmanlık alanlarını ve bir oteli oluşturan temel kriterleri paylaştı.
 
Karaer, duayen konumuna gelişlerini şöyle  aktardı:
“2006 yılına geldiğimizde bize Zaha Hadid’in Capital Hill projesinin uygulama projelerini çizer misiniz, şeklinde bir iş teklifi geldi. O güne dek, alıştığımız  konsept ve uygulama projelerini birarada götürdüğümüz projelendirme süreci, Capital Hill konutu ile ikiye bölünmüş oldu.
 
Bu tarz bir yaklaşımı ilk kez 1998’de Fransa’ya yaptığımız bir gezide görmüştük. Bir inşaatın tabelasında konsept mimarının ve uygulama mimarının adı ayrı ayrı yazılmıştı. Türkiye’de böyle bir çalışmanın örneği yoktu ve doğrusu 8 yıl sonra, böyle bir çalışma biçiminin öncüleri olacağımız, aklımıza gelmemişti. Capital Hill projesi, bizim mesleki yaşantımızda bir dönüm noktası oldu.”
 
Mimarlık tarihine geçti
 
Gülfem Karaer, şimdiye kadar birçok zorlu projenin altından başarıyla kalktıklarını belirterek, bunlardan birinin de Moskova’daki medya patronu Vilademir Dronin’in Capitall Hill adındaki evi olduğunu söyledi. Dronin’in Zaha Halid’e konsept proje çizdirdiğini belirten Karaer, şunları söyledi:
 
“Proje ormanda yapıldı. Yatak odasının ağaçların üzerinden manzarayı görmesi gerekiyordu. Bu nedenle yatak odası 6 kat üste konuldu. 2 bin 650 metrekarelik inşaat alanından oluşan evin projelendirmesi 3 yıl sürdü. Zaha Halid  zor bir proje tasarladı ve hayata geçirmek gerçekten de zor oldu. Proje lüks olmak zorundaydı. Salonun ortasına havuz yapıldı. Ama bu kapanıp platform oldu. Dışarısı -40 dereceydi. İnşaat buna göre yapıldı. Bütçe sınırı yoktu. Sadece doğramalara 10 milyon euro harcandı. Vilademir bu evle birlikte mimarlık tarihine geçti.”
 
Gülfem Karaer, istanbul’un en önemli projelerinden biri olan Zorlu Center’ın otel bloğu olan Raffles İstanbul Zorlu Center’ı da kendisinin tasarladığını anlatarak, otel bloğu ve altındaki kabuğun uygulamasını yapacaklarını kaydetti.
 
Haber: Yavuz Karaman / Milliyet


Gayrimenkul zincirleri mahalle emlakçısına karşı mı ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

Gayrimenkul zincirleri mahalle emlakçısına karşı mı ?





Mahalle bakkalları, marketlere, süpermarket zincirlerine karşı savaş vereli ve büyük darbe alalı çok oldu. ABD merkezli, dünya çapında faaliyet gösteren ERA gayrimenkul danışmanlığının Türkiye ayağını kuran Can Ekşioğlu ile sohbetimizde 'Mahalle emlakçılarının sonu mu geldi?' diye soruyorum.
Türkiye'deki uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Ancak 'mahalle emlakçısının' durumu, 'mahalle bakkalının' durumuna tam da benzemiyor.
Mahalle emlakçılarının bir bölümü gayrimenkul danışmanlığı yapan zincirlerin ağına katılıyor, emlakçılıktan gayrimenkul danışmanlığına terfi ediyor.
Can Ekşioğlu, 'Kamuoyu duyurusunu henüz yaptık. İstanbul dışında tanıtım yapmamamıza rağmen Doğu illerinden bile talep geliyor' diyor.
Gayrimenkul danışmanlık şirketlerinin 'mahalle emlakçısından' farkı ne?
Can Ekşioğlu, 'Uluslararası ağa sahipsiniz, portföyü tüm dünya görüyor' diyor.
Türk insanının geneli yalı, villa alıp satmıyor. Orta gelirli bir aileye evinin dünya portföyüne girmesinin ne faydası olacak ki?
Can Ekşioğlu'nun yanıtı, emlak sektöründeki en önemli soruna vurgu yapıyor:
'Türkiye'deki gayrimenkul satışlarının yüzde 70'ini doğrudan mal sahibi yapıyor. Avrupa'da bu oran yüzde 20'yi geçmiyor. Bizde yüksek çünkü sektöre yönelik bir güven sorunu var.'
Bir masa, bir sandalyeyle faaliyet gösteren emlakçılar karşısında, dünya çapındaki danışmanlık şirketleri çok daha güven telkin ediyor.
Evim olsun, kuru ekmek yerim
Biz Türkler ev sahibi olmayı seviyoruz. Mal, mülk düşkünlüğünden olmasa gerek. Kendine ait bir çatı,  geleceğin en büyük garantisi bizler için. Bildik bir deyiştir, 'Evim olsun, kuru ekmek yerim.'
Rakamlar da bunu kanıtlıyor. Türkiye'de 19 milyon 481 bin 678 hane var. Kiracı oranı yüzde 23.8. Lojmanda oturan yüzde 1.5. Akraba, tanıdık evinde oturup da kira ödemeyenlerin oranı yüzde 7.3 Neredeyse yüzde 70'imiz ise ev sahibi.
Bir yılda 5 milyon gayrimenkul işlemi
Can Ekşioğlu, Kuzey Avrupa'da, özellikle Almanca konuşulan ülkelerde 'ev sahibi' olma gibi bir alışkanlığın olmadığını söylüyor. Türkiye'de ise 'geleceği garanti' altına almanın dışında da gayrimenkule önem veriyoruz. En yaygın tutum ise 'çocuklar evlenirken ev satın almaya' çalışmak. Can Ekşioğlu'nun sözleri, son dönemde uluslararası gayrimenkul danışmanı şirketlerin Türkiye'ye ilgi göstermesinin nedenini de açıklıyor: 'İstanbul'da sırf ev satışı 450 bin kadar. Arsa, ticari mülk, konut dahil İstanbul'da yılda 1 milyon işlem yapılıyor. Türkiye'de ise 5 milyon işlem. Rakamlar Avrupalı'nın anlamayacağı kadar büyük. O yüzden ERA da Türkiye'ye dair çok heyecanlı. Çünkü potansiyel büyük.'      "
 Funda Özkan / Akşam


2B Arazilerinde Yapılan Yüzde 20 İndirim Hak Sahiplerini Sevindirmedi mi ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

2B Arazilerinde Yapılan Yüzde 20 İndirim Hak Sahiplerini Sevindirmedi mi ?





2B arazilerinin hak sahiplerine satışında yüzde 20 indirim uygulanmasına ilişkin düzenleme yürülüğe girdi ancak vatandaş rayiçlerin hâlâ belli olmamasından şikâyet ediyor.
2B arazilerinin satışında yeterli talep gelmeyince yüzde 20 indirim yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayladığı ve Resmi Gazete’de yayımlanan indirim kararına göre, satılacak arazilerin 400 metrekareye kadar olan kısmı için rayiç bedelin yüzde 50’si, fazlası için de rayiç bedelin yüzde 70’i üzerinden hesaplama yapılacak.
2B’deki indirim kararından sonra İstanbul’da 2B alanlarının sıkça bulunduğu Göktürk’teki vatandaşlarla görüştük. Yeterli sayıya ulaşılmadığı için başvuru süresinin uzatıldığı 2B’de, vatandaşların birçoğu satın alma hakkını kaybetmemek için başvuru bedelini yatırmış olsa da rayiç bedellerin belirlenmemesi nedeniyle bekleyişini sürdürüyor.
Rayiçler hâlâ belli değil
Yapılan son indirime rağmen rayiç bedelin çok yüksek olması durumunda arsa fiyatlarını ödeyemeyeceklerini söyleyen vatandaşlar, yerlerini yurtlarını terk etmeye zorlandıklarını ifade ediyor. Gidecek başka yerleri olmadığını dile getiren vatandaşlar, inşaatçıların da kendilerine yeterli hakkı tanımayacaklarını düşünüyor.
Birçok 2B arazisinde birden fazla tapu hissesinin de bulunması nedeniyle vatandaşlar, kat karşılığı anlaşma yapılsa bile dairelerin kime verileceğinin belirli olmadığını söylüyor. Vatandaşın genel kanısı ise bu bölgelerin elitleştirilmeye çalışılması yönünde birleşiyor.
“Bizi buradan göndermek istiyorlar” diyen vatandaşlar, gidecek başka yerleri olmadığı için bir an önce rayiç bedellerin açıklanmasını ve son çare olarak da inşaatçılarla yapılacak anlaşmayı bekliyor.
İnşaatçılar da beklemede
Büyüklü küçüklü inşaat firmaları da çoktan 2B hak sahibi vatandaşların evini ziyaret etmeye başlamış. Ancak henüz rayiçler açıklanmadığı için inşaatçılar teklif vermekte zorlanıyor. Arazilerin imara açılmasıyla birlikte koşulların netleşmesini bekleyen müteahhitlerin kat karşılığı olarak anlaşma yoluna gitmesi bekleniyor.
2B arsaları yoksul vatandaşların elinde
Bölgedeki emlakçılar da 2B arsası olan müşterilerinin bir an önce bu arsaları ellerinden çıkarmak istediklerini ancak yüksek fiyatlar üzerinden satış yapamadıkları için arsaların ellerinde kalabileceğini söylüyor. 2B arazisi olan halkın genelde yoksul vatandaşlardan oluştuğunu söyleyen emlaçıların çoğu, vatandaşın yüzde 20’lik peşin indiriminden de yararlanmasının söz konusu olmadığını ifade ediyor.
İndirim ne anlama geliyor?
* 380 metrekare 2B arazisi olan bir kişi, arazisi 400 metrekarenin altında olduğu için, rayiç bedelin yüzde 50’si oranında bedel ödeyerek arazinin tapusunu alacak.
* 500 metrekare 2B arazisi olan bir kişi, 400 metrekarelik bölümü için rayiç bedelin yüzde 50’sini, kalan 100 metrekarelik bölüm içinse rayiç bedelin yüzde 70’ini ödeyerek arazinin tapusunu alacak.
* 400 ve 500 metrekarelik iki 2B arazisi olan kişi, arazinin biri için rayiç bedelin yüzde 50’siyle ödeme tercihini kullanacak, öbür arazi içinse rayicin yüzde 70’i kadar ödeme yaparak tapusunu alacak.
Rayiç bedeli ödemek bizim için oldukça zor
Bayram Ali Çelik / Emekli
“1992’de eşimin erkek kardeşiyle 350 metrekare arsayı almıştık. Tapulu arsa yerine burayı almıştık. Çünkü belediye buraya tapu verileceğini söylemişti. İki parsel var. Benim evim 160 metrekare. 1 ay önce başvurumuzu da yaptık. İki parsel için 4 bin lira verdik. Parsel başına 2 bin lira aldılar.
Konuşulan fiyatlara bakıldığında rayiç bedeli ödemek bizim için zor. Rayiç bedelin yüzde 50’sinin alınması iyi ama 300-500 milyar lira olursa nasıl öderiz?”
Biz rakama bakarız
GÜVEN ÖZ / Nakliyeci
“205 metrekare arsamız var. Yasa çıkınca hemen başvuru bedelini ödedik. Fiyatlar çok yüksek olursa ne yaparız bilmiyorum. Köyde evimiz de yok ki gidelim. Müteahhitlerle konuştuk. ‘Tapu çıksın, oturup konuşalım’ dediler. Onlar da bir şey söyleyemiyorlar.”
Fiyatlar çok yüksek
YETİŞ KANAL / Emlakçı
“2B alanları yeni yasayla birlikte imara açılacak. 1000 ile 3000 bin lira arasında fiyat konuşuluyor. Fakat bu fiyatlar çok yüksek. Kimse o fiyata satın alamaz. Yaşayanlar yoksul vatandaşlarımız. Bu gidişle vatandaş satmaya yönelir, köylü kalmaz burada.”
Başvurumuzu yaptık fiyatı bekliyoruz
CANAN SU / Gündelikçi
“230 metrekarelik yerimiz var. Zamanında babam cahillik yapıp tapulu yer yerine burayı almış. Tapu çıkacak demişler. 2 kat ev yaptık buraya. Babam üst katta ben alt katta oturuyorum. Yasa çıktı diye 2 bin lira başvuru bedelimizi ödedik. Şimdi bekliyoruz. Müteahhitler kat karşılığı yer verecek diyorlar ama binada hepimizin hissesi var. Biz 5 kardeşiz, bir de babam. Burada hepimizin hakkı var. Hangi birimize daire verecekler ki?”
Haber: Hülya Çaylak / Milliyet


Satılık Ev İlanı Vermenin Püf Noktaları ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire


Satılık Ev İlanı Vermenin Püf Noktaları ?





Kendi evinizi kendiniz satmak ve bu işlemi hızlı gerçekleştirmek istiyorsanız vereceğiniz ilan evinizin tüm olumlu özelliklerini içermeli..
Satılık evinizi ister sahibinden.com üzerinden kendiniz satmaya çalışın ister emlakçınız sizin için bu işi takip ediyor olsun, önemli olan evinizi doğru yansıtmak!
Eğer bir profesyonel gibi dairemi satabilirim diyorsanız ya da emlakçınızın, sizin için doğru hamleleri gerçekleştirdiğine emin olmak istiyorsanız mutlaka okuyun!
1. Evinizi gerçekten yansıtan doğru fotoğraflamayı yapın!
Eğer eşyalı bir ev ise, stilinizi yansıtın! En ışıklı saatlerde, doğru açıları kullanın (artık bu noktada, duvar köşeleri ya da parke fotolarının ilgi görmediğini hepimizin bildiğine inanıyoruz).

2. Seçtiğiniz kelimeler 12'den vurmalı!
Örneğin yürüyüş mesafesinde olan tüm önemli noktaları vurgulayın.
3. Evinize verdiğiniz değer markalardan okunsun!
Ankastre mutfak, banyo ya da kullandığınız boyaya ait markaları mutlaka belirtin.
4. Gelişmekte olan ya da gelişmiş bir bölgede iseniz,
Evinizin civarındaki semtleri mutlaka belirtin! Harita üzerinde işaretleme, net semt bilgisi bunlar da işe yarayacaktır. Ancak, satılık daire bakanların hatırı sayılır bir kısmı, bimediği semtlerde de ev bakmakta. Bu nedenle, popülerliği yüksek komşu semt ve bölgeleri saymaktan çekinmeyin.
5. Farkınızın altını çizin!
Şu an sahibinden.com'da satılık konut ilanlarının sayısı 705 binin üzerinde, bu nedenle farkınızı netleştirmekte fayda var! Örneğin, dairenin özellikleri-lokasyonu ve fiyatı bölgedeki benzer evlerden ayrılıyorsa, ortalama rakamın üzerinde, içinde ya da altında kalıyorsa, bunu nedenleri ile birlikte belirtmelisiniz!
Fotoğraftaki evin yalnızca 1+1 daire olduğunu ve yukarıdan çekilen fotoğrafın ortamın büyüklüğünü ve terası ortaya çıkararak, ferah daire izlenimi verdiğini hatırlatalım.
Kaynak: Sahibinden.com/projeler


En Ucuz Konut İle En Pahalı Konut Arasında 5 Kat Fark Var !



En Ucuz Konut İle En Pahalı Konut Arasında 5 Kat Fark Var !





GYODER ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Akşan Yapı’nın sponsorlar arasında yer aldığı Gelişen Kentler Zirvesi’nde, İzmir'e yatırım yapma sebepleri ele alınırken İzmir konut piyasası da masaya yatırıldı.
Şimşek, "İzmir’de en pahalı konut ile en ucuz konut arasında 5 kat fark var, dolayısıyla İzmir’in her yerine yatırım yapabilirsiniz. Diğer taraftan İzmir’in nüfusu 2025 yılına kadar her yıl ortalama yüzde 2.34 oranında artacak bu da beraberinde her yıl yaklaşık 26 bin yeni konut ihtiyacı doğuracaktır” dedi.
Konut satış fiyatlarına bakıldığında İzmir’in İstanbul’dan sonra ikinci yüksek değerde geldiğini vurgulayan Şimşek, deprem riski yüksek bölgelerden biri olmasına karşın yapılarda çelik kullanım oranlarının yetersiz olduğunu dile getirdi:
"Akşan Yapı olarak deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde yapılarda çelik kullanım oranını sosyal sorumluluk bilinci ile artırmayı hedefliyoruz. Dünyada -özellikle deprem bölgesinde olan ülkelerde- yapılarda çelik kullanım oranları ülkemize göre oldukça yüksek. Bu oran, Japonya ve A.B.D’ de yüzde 70, İngiltere’de yüzde 54, İskandinav ülkelerinde yüzde 40, Almanya ve Fransa’da ise 30’un üzerindeyken,  Türkiye’de ise yüzde 5. Bunun da ancak yüzde 1 kadarı konut yapılarına ait olup diğer bölümü endüstriyel yapılardan oluşmaktadır. İzmir de deprem riski yüksek bölgelerimizden biri."
Kaynak: NTVMSNBC


Evinizi Sizden Habersiz Satışa Çıkarabilirler !


Evinizi Sizden Habersiz Satışa Çıkarabilirler !



Emlak Müşavirleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Gür, sahte emlak müşavirlerinin fotoğrafını çektikleri evleri internette satışa çıkararak insanları mağdur ettiğini ifade etti.
Sahte emlak müşavirleri ev hayali kuran insanların hayatını karartıyor. Boş evlerin fotoğraflarını çekerek internette fotoğraflarını yayınlayıp ucuz fiyatlarla insanların dikkatini çekmeye çalışan sahtekarlar, vatandaşların paralarını aldıktan sonra kayıplara karışıyor. Satın aldıkları evin başka birisine ait olduğunu öğrenen insanlar ise yıllarca biriktirdikleri paralarının çalınmasıyla kahroluyor.
Emlak müşavirliğini kaçak yollarla yapan ve insanları mağdur eden düzenbazlara karşı vatandaşları uyaran Emlak Müşavirleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Gür, bunu önlemek için emlak müşavirleri kanunu çıkarılmasını istedi. “Kaçakların ortadan kaldırılması için bu kanun şart” diyen Gür, “Bu sahtekarlar mesleği lekeliyor ve insanları mağdur ediyor. Kaçak, kaydı olmayan ve vergi mükellefi olmayan insanlar bunu yaparsa, odaya bağlı ve belgeli insanlar bu işi ne kadar düzgün yapsa da bizim moralimiz bozulur. Bize yüzlerce dilekçe geliyor. Her dilekçenin altında kaçakçılık şikayeti var” diye konuştu.
Bursa’da odaya kayıtlı bin emlak müşaviri olduğunu söyleyen Gür, 2 bin kişinin ise emlak müşavirliğini kaçak yollarla yaptığını anlattı. Gür, “Kaçak çalışan insanlarımız var. Devlet kurumları vergi dairesi, sanayi ticaret il müdürlüklerinin sıkı denetimi ile bunlar ortadan kalkmalı. Biz bu yasayı 4 yıldır bekliyoruz. Esnafımız ‘iş yapamıyoruz’ demiyor. Kaçak müşavirlerden dert yanıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Erdoğan Bayraktar’a da bu meseleyi ilettim. Yasanın çıkacağını söyledi, ama henüz bir şey yok“ dedi.
“FOTOĞRAF ÇEKİP SATIYORLAR”
Yeni yapılan 150 metrekarenin üzerindeki binalara 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle yüzde 18 KDV getirildiğini hatırlatan Gür, “Ama bizim beklediğimiz kanun bundan da önemli. Merdiven altı çalışan bu insanlar engellenmeli. Bu işi kahve köşelerinde yapanlar var. Fotoğraf çekiyorlar, ev sahibi gibi görünenler var. Bu işi kaçak yapanlar, ‘Bin lira kaparo ver. Sana çok güzel bir daire bulacağım. Fiyatı da uygun’ diyor. Parayı aldıktan sonra kayıplara karışıyor. İnsanların parasını alıp kaçanlara ‘dur’ diyelim. Bizim insanımız dürüst gördüğü insana inanır. İşini bilmediği için verdiği para uçup havaya gidiyor. Devlet olarak bu dolandırıcılığın önüne geçmek lazım. Her zaman gayrimenkul en önemli yatırım. Hiçbir zaman yatırımcısına zarar ettirmedi. İnsanlar, şehir içinden ya da dışından bir yatırım yapacaklarsa odamızı arasınlar onlara yardımcı oluruz” şeklinde konuştu.
Kaynak: Milliyet


Yükselen notla konut satışımız yüzde 30 arttı mı ?



Yükselen notla konut satışımız yüzde 30 arttı mı ?





Konut sektörü 2013'e son çeyrekte artan satışlarla moralle girmişti ki 1 yıldır tartışılan 150 metrekare altındaki konutlara KDV düzenlemesi geldi. Jennifer Lopez'in Metropol'ü tanıtan reklamlarının dönmeye başladığı gün konuğum olan VARYAP CEO'su Erdinç Varlıbaş, "Konut sektörü 2012 içerisinde çok büyük değişiklikler gösterdi. Her çeyrekte yılın ilk 6 ayı ile sonraki 6 ayı arasında talep arzı ve talep dengesinde çok büyük farklılıklar vardı. İlk 6 ay çok iyi gitmemişti, son 6 ay çok iyi gitti" diyor. Özellikle dünya piyasalarının belirlediği demir, petrol gibi malzeme girdilerinde yıl içinde yaşanan oynaklık, maliyet baskısı yaratmış. Varlıbaş, "Dolayısıyla 2012'de yıllık enflasyon % 6.16 olurken konutta enflasyonun % 11.4 olması bu kadar belirsizliğin olduğu ortamda normal" diyor. Faizlerdeki düşüş, mütekabiliyet yasası ve Türkiye'nin kredi notunun artması, yabancı sermayenin rotasını Türkiye'de gayrimenkul alanına çevirmiş ve son çeyrekteki canlılığı sağlamışken, 150 metrekare altındaki konutlara gelen KDV artışı ikinci altı aydan itibaren sektörün genelinde fiyatları yükseltip satışları negatif etkiler beklentisi yarattı.
SON KDV ARTIŞI SEKTÖRÜ BİR ARAYA GETİRİYOR
Varlıbaş, not artışının ardından artan satışları şöyle anlatıyor: "Son çeyrekte bizim satış performansımız gerçekten rekor seviyelere ulaştı. Bir önceki yılla kıyasladığımızda % 30 artışımız var. Bizim için 2012 yılı her türlü türbülansa rağmen yine rekor bir yıl oldu. 1 milyar TL'lik ciddi satış rakamına ulaştık bütün projelerimizde, bu şartlarda muhteşem bir performanstı. O yüzden yeni KDV düzenlemesine rağmen 2013'e daha düzenli bakıyoruz, ciro bazında % 35 büyümeyle 1.5 milyar TL'yi hedefliyoruz."
Erdinç Varlıbaş'tan duyduğuma göre konut sektörü, lobi konusunda maalesef etkili bir sektör değil. Ama bu son KDV artışı sektörü bir araya getiriyor. Geçtiğimiz hafta konuk aldığımız GYODER Başkanı Haluk Sur gibi tüm sektör temsilcileri Varlıbaş ile hemfikir: "Maliye'nin KDV artışını gözden geçirmesini talep etmekteyiz. Aksi takdirde konut sektöründe yılın ikinci 6 ayında fiyat artışları olmaya başlar."
Maketten almış olup da faturalandırılmayanlar mağdur olacak mı?
Sektör maketten satışı tartışırken son gelen KDV uygulamasıyla maketten konut almış olup da faturalandırılmamış olanların korkmasına gerek yok. Çünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kanun genelgesine göre, yeni yılın ilk günü öncesinde ruhsatlandırılmış olan bir projeden mülk edinilmişse bu KDV uygulamasından muaftır ve tapusunu teslim almış olması da gerekmiyor. Sözleşmesini yapmış olması yeterli. Dolayısıyla 1 Ocak 2013 tarihinden evvel ruhsatlandırılmış projeler bugünden sonra satış yapsalar da bundan etkilenmeyecekler. işte bu da Varlıbaş'a göre, ilk altı ayda 1 Ocak'tan önce ruhsatlandırılmış projelere KDV avantajından dolayı talep olacak. Satışlar ve lansmanlar ilk altı ay etkilenmez ama bu uygulama değişmezse özellikle 2014'te konut sektörünü kötü etkiler.    "
Özlem Dalga / HaberTürk


Emlak Vergisinde Artış Olacak mı ?


Emlak Vergisinde Artış Olacak mı ?



Konutta yeni KDV düzenlemesinin ardından gözler dört yılda bir güncellenen emlak vergilerine çevrildi.
Büyükşehirlerde 150 metrekareden küçük konutların KDV oranları artık arsa emlak vergisi değerine bağlı. Dört yılda bir yenilenen emlak vergileri ise bu yıl güncellenecek. Maliye Bakanlığı, KDV’yi yüksek tutmak için rayiçleri tespit eden Değer Tespit Komisyonları’nda etkinliğini artırmak istiyor.
Lüks konutlarda Katma Değer Vergisi (KDV) oranlarını artıran düzenlemenin ardından Maliye, vergi gelirini artırıcı bir adım daha atıyor. Her dört yılda bir belirlenen arsa ve arazinin birim metrekare bedelleri 2013 yılında yenilenecek. Emlak Vergisi’nde geçerli olan birim metrekare fiyatlarının belirlenmesinde rayiç bedelin göz önünde bulundurulacağı bir formül üzerinde duruluyor. Bu kapsamda Maliyecilerin değer tespit komisyonlarında etkinliğinin artırılması planlanıyor.
Zaman’ın edindiği bilgiye göre takdir komisyonlarında Maliyecilerin daha fazla söz sahibi olmaları ile birlikte arazilerin değeri artacak. 2014-2017 yılları arasında geçerli olacak yeni rayiçlerin artması binanın tapudaki değerini de yükseltecek. Ekonomi yönetiminin onay vermesi halinde devreye girecek sistem ile hem Emlak Vergisi gelirleri hem de tapu harçları tahsilatı artırılmış olacak. Konuya ilişkin ilk somut adım yılbaşında atıldı. Emlak Vergisi değerleri belirlendikten sonraki yıllar için yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılıyordu. Ancak Bakanlar Kurulu, yetkisini kullanarak bu oranı 2013 yılı için yeniden değerleme kadar yüzde 7,8 artırdı.
Maliye Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün orman vasfını kaybetmiş 2B arazilerinin satışı için belirlediği rayiç bedellerin, dört yıl için belirlenecek yeni arsa ve arazi birim metrekareleri için de kullanılabileceğini ifade etti. Değer Tespit Komisyonu’nda daha fazla Maliyeci’nin yer alabilmesi için Vergi Usul Kanunu’nda 2009 yılında değişikliğe gidilmişti. Üst düzey bir Bakanlık yetkilisi, arsa ve arazi birim metrekare bedelleri belirlenirken belediyelerin, vatandaştan gelebilecek itirazı önlemek amacıyla düşük rakam yazabildiğini ifade ediyor. Türkiye genelinde ilçe ve illerde toplanan değer tespit komisyonları, belediye başkanı veya vekili, belediyeden yetkili bir memur, tapu sicil müdürü veya vekili, ticaret odasından bir üye, Maliye Bakanlığı’ndan iki temsilci ile köy veya mahalle muhtarından oluşuyor. Yeni dönemde komisyonlardaki Maliyeci sayısının daha da artırılması formülü üzerinde duruluyor.
ARSA RAYİÇLERİ BU YIL YENİLENİYOR
Emlak Vergisi oranlarının yeniden belirlenmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı 2013’ün baharında genelge yayınlayacak. Bu kapsamda takdir komisyonu toplantılarının mayıs ayında başlayarak temmuz ayında bitirilmesi hedefleniyor. İtiraz ve yargı süreçlerinin ardından 1 Ocak 2014’ten itibaren dört yıllık Emlak Vergisi değerleri tespit edilmiş olacak. Maliye’nin üzerinde çalıştığı düzenlemenin bitirilmesi ile birlikte yılbaşından itibaren geçerli olan yeni KDV oranlarının gerçek değerler üzerinden belirlenmesi sağlanmış olacak. 1 Ocak 2013 tarihinden sonra alınacak ruhsatlarda geçerli olmak üzere 150 metrekarenin altındaki konutların satışında Milli Emlak tarafından belirlenen arsa metrekare birim fiyatı 500 liraya kadar olanlar için yüzde 1, 500 TL ile bin lira arasında olanlar için yüzde 8, bin Türk Lirası ve üzerinde olan konutların tesliminde ise yüzde 18 KDV alınması kararı alınmıştı. Ancak arsa değerleri düşük olduğu için çok sayıda yer kapsam dışında kalıyor.
Emlak Vergisi’nde 2010 başından itibaren geçerli olacak ve 2011, 2012 ve 2013 yılı için baz alınacak metrekare birim değerleri en son 2009 yılı sonunda belirlenmişti. İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu çeşitli şehirlerde 2006 değerlerinin bazıları 3’e, 4’e katlandı. Elazığ Keban’da Baraj Mahallesi’nde 10 bin lira olan metrekare birim değerinin, İstanbul’da Boğaz’a nazır yalılarda 1.600 lirada kalması dikkat çekmişti. Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti 213 sayılı kanun gereğince kurulan takdir komisyonlarınca yapılıyor. Arsalara ait takdir komisyonunda belediyenin ağırlığı bulunurken arazilerde ise valilik ön plana çıkıyor. Arazilere ait takdir komisyonuna vali başkanlık ediyor. Defterdarın yanı sıra Tarım Bakanlığı, ticaret odaları ve ziraat odasından bir üye komisyonda yer alıyor.
Kaynak: Ercan Baysal / Zaman