Maltepede Krediye uygun satılık daire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ayda 30 Bin Konut Satıldı !

6 Ayda 30 Bin Konut Satıldı !



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'in Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) verilerini kullanarak hazırladığı 2013 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Konut Satış İstatistiklerine göre,  Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan dönemde Türkiye genelinde 295 bin 10 konut satışı yapılırken, bunun 165 bin 192'sini diğer satışlar, 129 bin 818'ini ipotekli satışlar oluşturdu. İller arasında en yüksek satış rakamı 62 bin 119 konut ile İstanbul'da oldu.İstanbul'u 36 bin 217 konut ile Ankara, 19 bin 177 ile İzmir takip etti. 

Satış bir önceki döneme göre arttı
Antalya, TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde en çok konut satılan iller sıralamasında dördüncü oldu. Antalya merkezi ve ilçelerinde 2013 yılı ikinci çeyreğinde 9 bin 473'ü diğer satışlar, 5 bin 800'ü ipotekli satışlar olmak üzere toplam 15 bin 273 konut satıldı. Bu yılın ocak, şubat ve mart aylarını kapsayan ilk çeyreğine oranla, ikinci çeyrekteki konut satışlarında yüzde 1,9 oranında artış oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde Antalya'da 9 bin 286'sı diğer satışlar, 5 bin 692'si ipotekli satışlar olmak üzere toplam 14 bin 978 konut satıldı. İlk 6 ayda, Antalya'da satılan konut sayısı toplam 30 bin 251 oldu. 
Yabancılara daha fazla satış 
Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Deniz Karataş, mütekabiliyet yasası ve kredi faizlerinin düşük olmasının konut satışlarını olumlu etkilediğini, mütekabiliyetin kaldırılmasına ilişkin yurtdışında daha fazla tanıtım yapılması gerektiğini söyledi. Yeterli tanıtım yapılması halinde yabancıların Türkiye'den daha fazla konut edineceğini ve bu sayede ülkeye daha fazla döviz girdisi sağlanacağını ifade eden Deniz Karataş, "Döviz girdisi sadece turizmle değil konut satışıyla da elde edilmelidir. Reklam konusunda eksiklik hissediyoruz. Sadece kanunu çıkarmak yetmez, arkasında durmak lazım. Reklam daha iyi yapılırsa bu artış daha yüksek trendlere ulaşacaktır" dedi. 
Faiz oranlarının yükselmesi 
Kredi faizlerinin düşük olması sonucu vatandaşın kira öder gibi ev sahibi olma eğiliminin arttığına dikkati çeken Deniz Karataş, Taksim Gezi Parkı eylemlerine de değinerek şunları kaydetti: "Faizler düşük gitmekteyken son iki ayda faizlerde yükselme gözlemlenmektedir. Krediyle ev almak istiyorsak o zaman faizleri düşük tutmak zorundayız. Tencere tava eylemlerinin son iki aydır doğurduğu sonucun etkisi de faizlere yansımıştır. Tepki doğru ve güzeldir ama tepki verirken ülkenin tüm mevcut yapısını düşünmek gerekir." 


Haber: Antalya Kemer Gözcü Gazetesi


2B Arazilerinden 9.8 Milyar TL Gelir Bekleniyor !


2B Arazilerinden 9.8 Milyar TL Gelir Bekleniyor !



MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın soru önergesini yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2/B taşınmazların sayısının 587 bin 488 adet, toplam yüzölçümünün 2 milyar 496 milyon 828 bin 674 metrekare olduğunu belirtti.
2/B taşınmazlarından bugüne kadar 61 bin 51 adet, 202 milyon 611 bin 492 metrekare yüzölçümlü taşınmazın satışının yapıldığını ifade eden Maliye Bakanı, satışlardan 169 milyon 705 bin 282 TL tahsil edildiğini kaydetti.
Satışlardan tahmini olarak toplam 9.8 milyar TL gelir beklendiğini bildiren Şimşek, 2/B kapsamına giren taşınmazların illere göre dağılımı hakkında da bilgi verdi. Buna göre, 2/B taşınmazların iller bazında dağılımında rekor Antalya’da bulunuyor. Antalya’da 70 bin 918 taşınmazın yüzölçümü 235 milyon 534 bin 193.
Kaynak: Milliyet


Kentsel Dönüşümün Önünü Tıkayan Arsa Payı Sorunu !

Kentsel Dönüşümün Önünü Tıkayan Arsa Payı Sorunu !



Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Av. Ali Güvenç Kiraz, arsa payı sorunu nedeniyle kentsel dönüşümde sürecin istendiği gibi gitmediğini ve birçok taşınmaz için de arsa payları nedeniyle mahkemelerde ‘arsa payı düzeltimi davaları’ açıldığını söyledi.

Arsa payının 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasasında kilit bir kavram olduğunu ve maliklerin anlaşamaması durumunda arsa paylarının 2/3’ü oranında karar alınabildiğini ifade eden Kiraz, “Arsa payı, yıkılan binanın yeniden yapımında çok büyük bir önem arz ediyor. Şöyle ki, müteahhitler yeniden yapımda maliklere arsa payları ve hâlihazırda kullandıkları metrekare üzerinden bir daire veya işyeri veriyor” dedi.
Dava açılabiliyor
Kiraz, kat irtifakı kurulurken veya kat mülkiyetine geçilirken tesis edilen arsa payının bağımsız bölümüne orantısız bir şekilde kurulduğunu iddia eden tarafın arsa payının yeniden dağıtımı için dava açabileceğini söyledi. Kiraz şöyle devam etti:
“Davayı kendi bağımsız bölümüne orantısız bir şekilde arsa payı verildiğini iddia eden kat maliki açabilir. Dava, arsa paylarının tamamıyla yeniden düzenlenmesi söz konusu olacağı için o taşınmazda mevcut bulunan tüm kat maliklerine karşı açılacaktır. Kat maliklerinden birisi dahi dışarıda bırakılamaz. Arsa payı düzeltim davasında zamanaşımı yoktur. Her zaman açılabilir.”
‘Süreç tıkandı’
Yaşanan problemin temelinin ve sürecin ilerletilememesinin nedeninin arsa paylarındaki orantısızlığın giderilmemesi olduğunu anlatan Kiraz, şunları kaydetti:
“Bizler vatandaşlarımızı uyarıyoruz ki, arsa payları kurulurken resmi senette imzanız varsa, taşınmazınız yıkılma aşamasına girmişse, taşınmazda yıllar sonra cephe, konum, imar ve manzara değişiklikleri olmuşsa, iyi niyetli olarak kabul edilmeyeceğiniz için arsa payı düzeltim davası açmayınız. Bunlar yok ise kat mülkiyeti-kat irtifakı kurulurken büyük orantısızlık var ise ve sizler sonradan taşınmaza sahip olmuşsanız bu davayı açmanızda hukuki yararınız olacaktır.”
ARSA PAYI NEDİR?
Arsa payı bir taşınmazda bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet payıdır. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulurken bağımsız bölümler üzerine rayiç değerler orantısında (konum, cephe, büyüklük vb. olgular gözetilerek) verilen paydır. Arsa payı bir taşınmazda ya kat irtifakı kurulurken ya da kat mülkiyetine geçilirken kurulur.
Kaynak: Milliyet


Türkiye'nin Dünyaya Açılmasında Gayrimenkul Önemli Bir Kapı mı ?





Türkiye'nin Dünyaya Açılmasında Gayrimenkul Önemli Bir Kapı mı ?




Yabancı yatırımcıların Türkiye'deki gayrimenkule yoğun ilgi göstermesini değerlendiren İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, gayrimenkul yatırımlarının Türkiye'nin çehresinin değiştireceğini belirtti.

Arap dünyası ile Ortadoğu, Orta Asya, Balkan ve Kafkasya ülkelerinin gayrimenkul için Türkiye'yi tercih ettiğini belirten İnan, Türkiye'nin mimarisinin ve şehircilik anlayışının geliştirildiği takdirde yurtiçindeki gayrimenkullerin yurtdışına daha iyi pazarlanacağına dikkat çekti.
 
"Arap dünyası için petrolün önemi neyse, Türkiye için de gayrimenkulün önemi o" diyen İnan iş dünyasının nabzını tutan içerik portalı wise.tv'ye konuştu:
"Dünyada gayrimenkul, 1 trilyon yüz milyar dolarlık bir pazar. Bu pazarın içinde kriz olduğu söylenen Amerika'nın payı 80 milyar dolar. Türkiye'nin payı ise yılda 3 milyar dolar civarında. Yani son on yıl için de Türkiye'de gayrimenkul pazarında 3 milyar dolar civarında ciro yapma imkânı doğmuş. Şimdiye kadar yurtdışından gelip, Türkiye'den gayrimenkul alan insanlar 2 ila 3 milyar dolar arasında para yatırmış. Bu aslında Türkiye gibi kapısında bu kadar yoğun talep olan bir ülke için gerçekten çok az. Onun için diyorum ki, Türkiye'nin şehirlerinin marka değerini yükseltelim, Türkiye'nin mimarisini, şehircilik anlayışını geliştirelim ve yurtiçindeki gayrimenkullerimizi yurtdışına pazarlayalım. Yurtdışındaki insanlar paralarını yatırdıktan sonra her sene buraya gelecekler, THY'yi kullanacaklar, Türkiye'deki taksileri kullanacaklar, hasta oldukları zaman Türkiye'deki hastanelerde tedavi olacaklar, çocuklarının eğitimi için akıllarına ilk burası gelecek. Çünkü ikinci evleri burada olacak. Buraya yatırım yapmış olacaklar. Belki burada evlilikler, ortaklıklar olacak."
 
İnan, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumuna da değinerek şunları söyledi: "Türkiye'nin dünyaya açılması noktasında gayrimenkulü önemli bir kapı olarak görüyorum, bu avantaj en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Çünkü Türkiye'nin petrolü gayrimenkulüdür. Bunu böyle görmek gerekir."
 
Kaynak: wise.tv


Gayrimenkul Değerleme Ücretine Yüzde 20 Zam mı ?


Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire



Gayrimenkul Değerleme Ücretine Yüzde 20 Zam mı ?




Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK), 5 yıldır zam yapılmayan gayrimenkul değerleme ücretine yüzde 20 zam yapıldığını açıkladı.

 
 Fiyat belirleme konusundu yasal yetki verilen SPK 2013 yılı Gayrimenkul Değerleme Asgari Ücret Tarifesi ve Uygulama Esaslarını belirledi. Buna göre 250 lira olan ortalama ücretler yüzde 20’lik artışla 300 liraya çıktı. Bazı iş kalemlerinde artış oranı 100’e kadar çıktı. Bankaların keyfi belirlediği fiyat kesintilerine de son verildi.
 
İmarsız arsaya 450 TL
 
Brüt alanı 1 ila 10 bin metrekare arsa, bağ, bahçe, tarla, tarım alanı gibi imarlı veya imarsız arsaların değerleme ücreti 450 lira, 50 bin 1 metrekare ve üzerinde ise 750 liradan az olmamak üzere taraflarca tespit edilecek. Dükkan, ofis, plaza, iş merkezi büro, alışveriş merkezi gibi konutlar ve iş yerlerinde, brüt alanı 1 ila 500 metrekareye kadar 300 lira olarak tespit edilirken, 30 bin 1 metrekare ve üzerinde ise bin 250 liradan az olmamak üzere taraflarca belirlenecek. Konut veya konut amaçlı müstakil bina gibi yerlerde değerleme ücreti brüt alanı 1 ila 500 metrekareye kadar 300 lira, 20 bin metrekare ve üzerinde ise 750 lira olarak belirlendi. Yalı veya eski eser niteliğindeki köşklerde ise 900 lira oldu. Benzin istasyonu değerleme ücreti 900 lira olarak belirlenirken, Rafineri, akaryakıt depolama tesisleri ve diğer enerji tesislerinde ise 900 liradan az olmamak kaydıyla taraflarca tespit edilecek.
 
50 ODAYA KADAR 750 TL
 
Hastane, okul ve spor kompleksi gibi hizmet amaçlı kullanılan gayrimenkullerde ise değerleme ücreti brüt alanı 1 ila 5 bin metrekareye kadar 750 lira olarak belirlenirken 30 bin 1 metrekare ve üzerinde bin 250 liradan az olmamak üzere taraflarca tespit edilecek. Otel, motel, pansiyon, konaklama tesisi gibi turizm amaçlı gayrimenkullerde değerleme ücreti 1 ila 50 odaya kadar 750 lira olurken, 401 ve üzeri odalarda ise bin 800 liradan az olmamak kaydıyla taraflarca belirlenecek. Konutların toplu değerlenmesinde değerleme ücreti taşınmaz adedi 101 ve üzerinde bin 785 lira’dan az olamamak üzere taraflarca tespit edilecek. 
 
Kaynak: Hürriyet


Doğru Evi Aldığınızı Nasıl Anlarsınız ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

Doğru Evi Aldığınızı Nasıl Anlarsınız ?




Ev alma kararının ardından alınacak evin fiziki özellikleri,  bedeli ve bütçeye uygun ödeme planı en çok dikkat edilen hususlardır. Ancak önemli olan bir diğer mevzu ise içinde gerçekten mutlu olunabilecek evi seçmektir..

Ev satın almak hayatımızın en önemli kararlarından, hele ki konut kredisi ile uzun vadeli bir ödeme planına dahil olduysanız, seçtiğiniz evin size işte bu dedirtebilmesi çok önemli!
Peki nasıl anlayacaksınız?
Sıfır konut projesi de olsa sahibinden satılık ev de olsa sizin için doğru evi bulduğunuzu size ne söyleyecek?
Biz evlerin asıl sahiplerinin, alım kararında da ciddi etkisi bulunan hanımlar olduğunu düşünüyoruz, biraz onların fikirleri ve gözlemleri biraz da bekar, çalışan ve ev sahibi olmayı önemseyenlerin fikirlerini harmanlayıp sunmak istedik.
1. Eve girer girmez olumlu bir hisse kapılmak
Mutlaka başınıza gelmiştir, bakılması gereken daha hesaplı, farklı alternatifler varken, bir evi görür ve onu istersiniz. Ev bakmak aşağı yukarı herkesin hoşuna giden bir iştir aslında. Yeni bir ev yeni bir hayatla eşleştirilir çoğu zaman. Ev bakmaya yalnız gidene pek rastlanmaz bir bilen bir ilgilenen mutlaka sizinle gelir ve tembihler; “beğendiğini öyle hemen belli etme!”
İşte bu sınırı aştığınız evler, size yuva olmayı bekler. Böyle bir ev bulursanız kaçırmayın!
2. Evde göze batan kusurları anlamlı hale getirmek
Evet keşke orada bir kiriş olmasa, şu ebevyn banyosu daha büyük olsa ya da soyunma odanızdan vazgeçmek zorunda kalmasanız. Eh henüz ev sizin olmadığına göre bunları düşünmeye gerek yok ama düşünmeye başladıysanız önemli! Kendi düzeninizi bu yeni eve uydurmaya çalışmak, bu eve bağlandığınızın bir göstergesi olabilir!
3. Mutfak evin kalbidir
Mutfak namzetinizi gördüğünüzde, ister sıfır konut projesi olsun ister yıllanmış bir ev, sizi itmiyorsa, kendinizi ve sevdiklerinizi bu mutfakta hayal edebiliyorsanız doğru evdesiniz!
4. Hayal edebilmek
Bazı evler bizi öyle bir yakalar ki, kendimizi henüz şartlarını netleştirmediğimiz bir evi yerleştirirken buluruz. Hani şu tüm yapı marketlerde evinizi planlarını verince yapılan yerleştirmeler vardır ya, mobilyalarınızı, duvarların rengini, odaların perdelerini hayalinizde yerleştirir ve üstüne bu hayalden memnun kalırsanız, taşınmanın zorluklarını evinizi bulma aşamasında rafa kaldırmış olacaksınız!
5. Başka evlere bakmak istemiyorum!
sahibinden.com ve sahibinden.com Projeler’de oluşturduğunuz listeler, yakınlarınızdan gelen tavsiyeler artık ilginizi çekmiyorsa, siz biricik evinizi çoktan bulmuşsunuz! Kendinizi özgür bırakın ve bu evin çağrısına cevap verin!
Kendinizde bu 5 adımın izlerini görebiliyorsanız, hayalini kurduğunuz evi çok bekletmeyin deriz!
Kaynak: Sahibinden.com/projeler


Ev Sahiplerinin Enerji Tasarrufu Harcamaları Vergiden Düşülebilecek !



Ev Sahiplerinin Enerji Tasarrufu Harcamaları Vergiden Düşülebilecek !




Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Yeni Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı'na göre ev sahiplerinin kiradaki evleri için yaptığı izolasyon, yalıtım, enerji tasarrufu ve depreme karşı dayanıklılığı artırma gibi harcamaların beyan edilmesi durumunda vergiden düşülebileceğini açıkladı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni hazırladıkları gelir vergisi tasarısında vatandaşa vergi teşviği getireceklerini açıkladı. 
Bakan Şimşek, "Yeni Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı'nda enerji tasarrufu sağlayıcı harcamalar teşvik ediliyor. Kiraya verilen gayrimenkul için yapılan ısı yalıtımı, izolasyon, enerji tasarrufu ve depreme karşı dayanıklılığı artırmaya yönelik harcamalar beyan edilen gelirden indirilebilecek" dedi.
Şimşek, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlığının 2013 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlarken, ev sahiplerine söz konusu müjdeyi verdi. 
Halen ev sahipleri kiraya verdikleri evleriyle ilgili götürü usulde vergilendirilerek, yaptıkları bakım onarım masraflarının yüzde 25 oranında vergiden düşebiliyor.
KONUTTA DEĞERE GÖRE KDV
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konut teslimlerinde uygulanan KDV oranlarını vergi adaletini güçlendirecek şekilde gözden geçirdiklerini ve buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararını bu yıl çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. 
Şimşek, daha önce, konutlarda değere göre KDV uygulaması getireceklerini ve buna yönelik bir çalışma başlattıklarını açıklamıştı. Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçesini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda Şimşek, "Konutta KDV düzenlemesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararını bu yıl çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Kaynak: Sabah



Kentsel Dönüşüm'de Risk Ölçüm Sahtekarlığı !

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

Kentsel Dönüşüm'de Risk Ölçüm Sahtekarlığı !




400 milyar dolarlık Kentsel Dönüşüm projesi gözünü rant bürümüş bazi müteahhit ve şirketlerin yasayı kullanarak vatandaşın üzerinden kazanç elde etmesine neden oluyor. Rantı yüksek yerlerde Arazi bulmakta zorlanan bazı İnşaat firmaları, eski sitelerde ev sahiplerinin hepsinin rızasını almakta zorlanınca çareyi binayı riskli gösterip 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasasına sokmakta buldu.

Müteahhitle risk ölçüm şirketlerindeki işbirliğinde sistem 2 basamakta yürütülüyor.
Dirençleri kırılıyor 
Birinci basamakta bir müteahhit gözüne kestirdiği lokasyonla ilgili risk ölçümü yapan şirketlere sipariş veriyor. O şirkette Caddebostan örneğinde olduğu gibi bölgedeki evlerin yüzde 80-90'ının riskli olduğuna dair bir rapor hazırlayıp bunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın onayı varmış gibi kamuoyuna açıklıyor.
Rapora inanan ve o rapora kadar evini vermek istemeyen kişilerin de direnci kırılıyor ve müteahhide evini teslim ediyor.
Eviniz kontrol ediliyor olabilir 
İkinci adımda ise, göze kestirilen binanın içinde ikamet eden bir ev sahibiyle anlaşarak yürütülüyor.
Yasaya göre bir evin depremekarşı güvenli olup olmadığını kontrol etmek için bir katmalikinin başvurması yeterli. Yani bir Müteahhit herhangi bir kat malikiyle anlaşıp kontrol masrafını üstlenerek evin anlaşmalı bir şirket tarafından kontrol edilmesini sağlayabiliyor.
5 katlı 10 daireli bir apartmanda risk ölçüm bedeli Özel Sektör şirketleri tarafından 4 bin 500 lira ile 5 bin lira arasında değişiyor. Diğer kat maliklerinin onayını almadan risk ölçümü isteyen kişinin bu parayı cebinden çıkarıp vermesi gerekiyor. Tüm dairelerin risk ölçüm bedelini bir kişinin üstlenmesi de akıllarda farklı sorular oluşmasına neden oluyor.
Neden riskli bölgeler incelenmiyor
İsmini vermek istemeyen bir kat sahibi yıllardır apartmanlarına farklı müteahhitlerin gelip anlaşmak istediklerini ama kendisi de dahil olmak üzere iki kişinin hayır dediğini bunun üzerine kendilerinden habersiz rapor hazırlatıldığını ve bakanlığa sunulduğunu dile getiriyor.
Binalarının yaşının yüksek olması nedeniyle raporun hazırlatıldığı ileri sürülüyor. Kat sahibi bir hayli manidar olan şu soruyu da yöneltiyor: "Neden depremde en çok adı geçen Avcılar, Esenyurt,Gaziosmanpaşa gibi yerlerde özel değerleme şirketleri inceleme yapmıyor da Bağdat Caddesi gibi rantı yüksek yerlerde Dönüşüm elzem gibi konuşuluyor.
müteahhitler kentsel dönüşüm bir an önce başlasın dedi, ama hiçbiri rantı olmayan yerler için parmağını bile oynatmıyor."
Denetleyeni kim denetleyecek
Dönüşümde rapor suiistimalinin temelinde ise raporu veren şirketlerin işlerini doğru dürüst yapıp yapmadıklarını kontrol edecek yeterli kamu elemanının olmaması bulunuyor. Çünkü denetim şirketinin raporu sadece inceleniyor ve istenilen kriterlerde hazırlanıp hazırlanmadığına bakılıyor.
Bina, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından görevlendirilen yetkili kişilerce ayrıca denetlenmiyor. İkinci denetim ancak kat sahiplerinin yasal olan 15 günlük itiraz süresi içinde itiraz etmesiyle oluşuyor.
Belediyeler meydanı boş bırakıyor
Kentsel dönüşümde hakmağduriyeti yaşanmaması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetim yetkisini öncelikle belediyelere verdi. Buna göre belediyeler binaların güçlü olup olmadığını kontrol edecekti. Üstelik belediyenin kamu kurumu olması da verilen rapora güveni sağlayacaktı. Ancak belediyeler teknik eleman altyapısını tamamlayamadığı için meydan Özel Sektör şirketlerine kaldı.
Yani 400 milyar dolarlık dönüşümde kamu otoritesinin yarattığı büyük bir denetim boşluğu yaşanıyor. Bu da vatandaşın dönüşüme karşı tepkili olmasına yol açıyor.
Müteahhit yarı yolda kalabilir
Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkan Yardımcısı Nizamettin Aşa da benzer şikayetlerin kendilerine de iletildiğini kaydetti. Aşa, "İnşaat Firmaları ile özel risk ölçüm şirketlerinin ortaklaşa iş yaptığına ilişkin şikâyetleri biz de alıyoruz.
Kentsel dönüşüm yasasında ölçüm yapıldığında bina riskli ise bu tür yapıların da 6306 sayılı yasaya tabi olma durumu söz konusu. İnşaat firmaları da ikna edemedikleri kat maliklerini böyle yıldırmaya çalışıyor. Ama unuttukları bir şey var o da bina yıkılsa bile kat maliklerinin aynı inşaat firması ile çalışmak isteyip istemediği. Yani böyle bir çabanın içine giren Müteahhit yarı yolda kalabilir. Bu tür çalışmalar da kentsel dönüşüme karşı antipati yaratır" dedi. 
Haber: Emine Açar / Bugün


Bakanlıktan Vatandaşa Kentsel Dönüşüm Uyarısı !



Bakanlıktan Vatandaşa Kentsel Dönüşüm Uyarısı !




Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım konusunda yetkili olanların sadece belediyeler ve TOKİ olduğunu açıklayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vatandaşı dolandırıcılara karşı uyardı.


 
Kentsel dönüşümü fırsat bilerek, vatandaşın evini yıkıp rant sağlamak isteyen müteahhitlere karşı bakanlıktan uyarı geldi.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İrfan Uzun, vatandaşların, “Riskli binanızı yenileyeceğiz” diyen yetkisiz müteahhitlere karşı uyanık olmasını isterken, "Biz hiç kimseye yetki vermedik. Yetkili olan sadece belediyeler ve TOKİ’dir. Kamu spotu ile vatandaşı bilgilendireciğiz" dedi.
 
Haber: Deniz Çiçek/  HaberTürk



İstanbul'un Hangi Bölgelerinde Ofis Yatırımı Yapılmalı ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

İstanbul'un Hangi Bölgelerinde Ofis Yatırımı Yapılmalı ?



İstanbul'da yer alan yaklaşık 3.5 milyon metrekare ofis stoğu olduğunu belirten TNL Gayrimenkul, ofis yatırımı yapılabilecek bölgeleri değerlendirdi.
TNL Gayrimenkul Geliştirme’nin tespitlerine göre, yaklaşık 3.5 milyon metrekare ofis stoğu bulunan İstanbul’da merkeze yakın lokasyonlardaki ofislere daha çok talep görülüyor.
330 bin metrekare stok bu yıl hayata giriyor
2012-2014 arasında arza katılacak A sınıfı yeni ofis projeleriyle stok minimum 4,5 milyon metrekareyi bulacak. Bu yıl sonuna kadar ise İstanbul'da takribi 330 bin metrekare ofis stoku devreye girecek.
Anadolu yakasındaki yerler
Ticari mülk olarak Anadolu yakasında en karlı bölgeler özellikle Ümraniye, Altunizade, Kozyatağı ve Ataşehir olarak sıralanırken, bu bölgelerin dışında kalan projelerin şansı daha düşük olarak nitelendiriliyor. Avrupa yakasında da Merkez iş aksı dışındaki projeler satışta zorlanıyor. Çünkü çalışanı çok olan ofislerin ana arterlere yakın olması tercih ediliyor. Levent Bölgesi'nin uzun süre daha liderliği koruması bekleniyor.
Kentsel dönüşüm de yatırıma cazip
Yine TNL Gayrimenkul, uzun vadede kentsel dönüşüm projelerinin yer aldığı alanlarda da yatırım yapmanın son derece avantajlı olacağına dikkat çekiyor.
İşte ofis kiraları
TNL Gayrimenkul'ün belirlediği kira fiyatları ise şunlar:
Kurtköy'de ofis binalarının Kira ortalaması 8-12 dolar, Güneşli'de 8 - 15 dolar, Ümraniye'de 20-25 dolar, Maslak'ta 20-30, Ataşehir'de 20-25 dolar Büyükdere Caddesi'nde 40-45 dolar arasında.
Kaynak: Sahibinden.com/projeler



2B Arazilerine Yüzde 66 Zam !


Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire



2B Arazilerine Yüzde 66 Zam !




Zonguldak'ın  özellikle Tepebaşı Mahallesi sınırında bulunan Akşemsettin Caddesi, Ahmet Galatalı Sokak, 4 Nolu Doktor Cevdet Müftüoğlu Sokak, Hanımeli Sokak, Fulya Sokak'taki arazilerin birim fiyatı 12 ve 32 TL'den 320 - 800 TL seviyesine çıkarıldı.

Mahalle sakinleri, problemin çözülmesi amacıyla Maliye Bakanlığı, Valilik ve Kent Konseyi'ne dilekçeyle başvurdu. Tartışmalı Arazi tespit kararı düzeltilmemesi durumunda 400 metrekare arazisi olan bir vatandaş, 800 liradan 320 bin lira para ödemek zorunda kalacak. Örneğin 100 metrekarelik evi olan bir vatandaş tapuyu üzerine almak istese, eskiden 12 liradan bin 200 liraya Tapu sahibi olurken, bugün 80 bin lira bedel ödemek zorunda. Bu durum, emekli maaşıyla geçinenlerin çoğunlukta olduğu mahallede, "2B arazilerimiz acaba müteahhitlere peşkeş mi çekiliyor?" şüphesine neden oluyor.
Kent merkezinde, altyapı ve konum olarak herhangi bir ayrıcalığı bulunmayan arazilerin rayiç bedellerine yüzde 6666 oranında zam yapıldığı ileri sürüldü. Çoğunluğu emeklilerden oluşan mahalle sakinleri, bu skandal karar nedeniyle 2B başvurusu yapamıyor. Yıllar sonra tapuya kavuşma hayali suya düşen mahalle sakinleri yetkilileri göreve çağırırken, Maliye Bakanlığı konuyu incelemek üzere maliye uzmanı görevlendirdi.
10 binin üzerinde 2B kapsamında Arazi kullanıcısı olduğu tahmin edilen kent merkezinde yüzde 8 oranında bir başvuru yapıldı. Tartışmalı komisyon kararı nedeniyle Kadastro çalışmaları henüz tamamlanamayan Tepebaşı bölgesinin 2B başvuru süresi 1 Nisan 2013 tarihine uzatıldı.
Yapılan yanlışlığı haritadan gösteren Muzaffer Çevik, "Bu bölgede 2B Yasası yürürlüğe girdikten sonra herkesi bir Tapu alabilme heyecanı sardı. Fakat daha sonra rayiç bedelleri öğrenen halk kara kara düşünmeye başladı. Mahallemiz 7-8 mahalleye komşudur. Bunlar içinde konum olarak değil fakat rayiç bedel olarak en yüksek metrekare birim fiyatı olan mahalledir. Örneğin öyle yerler var ki aynı mevkideki sokağın bir tarafı 800 TL iken diğer tarafı 30 TL'dir. Bir tarafı 320 TL iken bir tarafı 50 liradır. Bunun neresinde adalet var, birileri bana bunu izah etsin." diye soruyor.
YÜZDE 66,66 ZAM ŞOKU
Bir önceki (2006) arazi tespit komisyonu ile şu anki komisyonun belirlediği arazi metrekare birim fiyatı arasında yüzde 6666 oranında zam yapıldığını ileri süren Çevik, "Böyle dengesizlik dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Bu devasa çelişkiyi Maliye Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve bölge milletvekillerimize de ilettik. Hepsi de bir yanlışlık olduğunun farkındalar; ancak şu ana kadar olumlu bir adım atılmadı. Eğer bu yanlışlık düzeltilmezse bu bölgede hiç kimse ev sahibi olamaz." dedi.
YANLIŞLIK YAPILDI, BÜYÜKLERİMİZ BUNU ÇÖZSÜN
Muhtarlık ve Belediye Meclisi'nde karar alınırken yanlışlık yapıldığını iddia eden Çevik, şunları söyledi: "2006'da komisyonun almış olduğu karara göre Akşemseddin ve bazı yerlerin metrekare birim fiyatı 12 liradır, oysa bugün metrekare birim fiyatı 800 liradır. Yani yüzde 6666 zam yapılmıştır. Burada 17 bin kişilik Tepebaşı mahallesi mağdur edilmiştir. Devlet yetkililerine ilettik, yardımcı olmazlarsa vatandaş mahvolacaktır. Sayın Başbakan bu kanunu herhalde vatandaşı mağdur etmesi için çıkarmadı. Dünyanın hiçbir yerinde böyle saçma bir karar alınmamıştır. Birileri bilerek veya bilmeyerek yanlış yapmış olabilir. Şu anda önemli olan devletimizin bu imkânından faydalanmaktır. Biz devlet yetkililerinden bu hatayı düzeltmesini istiyoruz."
Çevik, Akşemseddin caddesi üzerinde yaşanan çelişkiyi somut örneklerle anlatıyor: "Caddenin sol tarafına açılan Yeşil mahalleye ait Esentepe Sokağı'nın metrekare birim fiyatı 30 liradır. Bu sokağın tam karşısındaki Tepebaşı Mahallesi sınırına giren Hanımeli Sokağı'nın birim fiyatı ise 800 liradır. Burada bir usulsüzlük var. Yetkililer bu kararı nasıl aldılar?"
MECLİS ÜYELERİ KARARA BAKMADAN İMZALADI İDDİASI
Skandal karar sürecinde Tepebaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Akkaya'nın yerine vekalet eden azası Mithat Karaoğlu imzasını taşıyor. Kent merkezindeki 19 mahalle muhtarından 18'i fiyatları yüksek tutulan yerlere itiraz ederek kabul edilebilir seviyelere çektirmiş. Ancak Tepebaşı Mahallesi Muhtarlığı, 2009-2010 yılında gereken adımları atmamakla suçlanıyor.
O dönem Tepebaşı Muhtarlığı'na vekâlet eden aza Karaoğlu, komisyon kararlarının içeriğine bakılmadan imzalandığını ileri sürerek, "Muhtarımız izindeydi, yerine ben vekâlet ediyordum. 800 liraya varan rakamları görünce kendisini haberdar ettim ve ne yapılması gerektiğini sordum. O bana ‘Sen imzalasan da geçer, imzalamasan da geçer. Çünkü biz komisyonda bunun mücadelesini verdik' dedi. Hakikaten de vermişler, bazı yerleri düşürmüşler. Benim oturduğum Adile Naşit sokak 200 liraymış, 50 liraya düşürmüşler. Biz zaten imzaladığımız şeyle ilgili komisyona çağrılmadık. Her şey düzenlenmiş. Biz işi de bilmiyoruz. 15 günlük muhtarlık görevini devralmıştık. Buradaki hata, Belediye meclis üyelerinin içeriği incelemeden el kaldırmalarıdır. Yani bu bir yanlış veya gözden kaçmış da olabilir." ifadelerini kullandı.
Tepebaşı Mahallesi Taşocağı Sokak sakini Mehmet Özdemir ise kanalizasyonu açıktan akan ve çıkmaz sokak üzerindeki bir sokağın 32 liradan 320 liraya çıkarılmasını anlamakta güçlük çektiğini dile getirdi.
BELEDİYE BAŞKANI, MUHTARLIĞI SUÇLADI
Tartışmalı komisyon kararı, Zonguldak Belediyesi'nin inşaatçılıkla uğraşan eski Belediye Başkanı İsmail Eşref döneminde geçti. Eşref'in milletvekilliği seçimleri için belediye başkanlığı görevinden istifa etmesinin ardından yerine geçen mevcut belediye başkanı Muharrem Akdemir, konuyla ilgili Cihan'ın sorularını cevaplandırdı. 19 mahalleden özellikle Tepebaşı muhtarlığında sorun yaşandığının altını çizen Akdemir, "İzinde olan Tepebaşı Mahalle Muhtarı Mustafa Akkaya'nın azası, Akşemseddin sokağının 800 lira olduğunu beyan etmiş. Bu arada muhtar kendisi izinden dönüşte bazı sokak fiyatlarında düzeltmeler yaptı. O zaman yasa gereği yanlışlık varsa 10 günlük süre içerisinde değiştirmeliydi. Bakın bazı sokakların birim fiyatlarını değiştirmiş, ama tartışmalı yerlere hiç dokunmamış. O zaman bu komisyonun yapacak hiçbir şeyi kalmamıştır. Bütün mahalle muhtarlarının imzası var burada" şeklinde konuştu.
DEFTERDARLIK: BAKANLIK MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ
Zonguldak Defterdarlık yetkilileri ise kent merkezinde yaşanan problemin çözümü için Bakanlık tarafından müfettiş görevlendirildiğini kaydetti. Yaşananların çözümü konusunda herkesin çalıştığını ifade eden Zonguldak Defterdar Vekili Hüseyin Çeven, şu bilgiyi verdi: "Vatandaşlar fiyatların yüksekliğinden şikayet ederek henüz başvurusunu yapmamışlardır. Bunun için Maliye Bakanlığı'nca gönderilen maliye uzmanı gerekli incelemeyi yapıyor. Maliye uzmanlar, mahalledeki bu durumu rapor haline getirip bakanlığa sunacaklar. Bakanlığımızın da bu konudaki emirleri doğrultusunda hareket edilecektir."
Belediye Başkanı, Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı, tapu sicil müdürü, ticaret ve ziraat odalarından birer üye ve çeşitli bilirkişilerin yer aldığı takdir komisyonlarınca alınan karar, Zonguldak Belediyesi Meclisi'nin 2009 yılı kararıyla yürürlüğe girdi.
Kaynak: Bugün