maltepe satılık daire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mimaride Yeşil Bina Akımı !


Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire


Mimaride Yeşil Bina Akımı !



Çevre dostu alternatif enerji kaynakları bulmak için alternatif çözümler üretilirken, doğaya zarar vermeden hem enerji kullanımını düşüren hem de kendi enerjisini üretebilen yeşil bina akımı mimaryi de etkisi altına almış durumda. 

Mimari açıdan “yeşil bina” kavramı, temiz bir gelecek sağlayabilmesi nedeniyle son yılların en çok konuşulan gündem maddelerinden biri. HAS Mimarlık, Türkiye’de BREEAM Yeşil Bina lisanslı değerlendiricisi ve Kanıta Dayalı Tasarım Akreditasyon ve Sertifikası (EDAC) olan ilk mimarlık firması.
Türk firmalarının yanı sıra yurt dışı firmaların da tercih ettiği HAS Mimarlık’ın Kurucu Ortağı Ayşe Hasol Erktin; kentlerin yaşanabilir olması için, insan ölçeğinde planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Erktin, “Yerleşim birimleri, yayalara göre planlanmalı. Şimdiye dek otomobil ulaşım ağları kent planlarımızda hep öncelikli oldu. Yolların arasında kalan adalar, parsellendi ve binalarla dolduruldu. Oysa yayaların ulaşım ağlarına öncelik verilmeliydi. Çocukların, yaşlıların, engellilerin yaşam alanları düzenlenmeliydi. Mahalle düzeyinde, Boğaziçi köylerinde gördüğümüz düzen, Türk mahalle yaşamının en güzel örneklerindendir. Örneğin, Arnavutköy’de, Kuzguncuk’ta gördüğümüz köy meydanı, kahveler, mahalle çarşısı, cami, okullar yayaların etrafında şekillenir. Bu mahallelerde otomobilin varlığını hissetmezsiniz. Günümüzde de kentsel dönüşüme “insan” odaklı yaklaşmak gerekiyor” diye konuştu.
Dönüşümde çevre unsuru
Kentsel dönüşümün depremden etkilenen bölgelerin yenilenmesi amacıyla uygulandığı takdirde büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Erktin, öte yandan dönüşümün, kent içinde son kalan yeşil alanların yapılaşmaya açılması için bir araç olarak kullanılmasının tehlikeli olduğunun altını çiziyor.
Kapasite artışı tehlikeli
İstanbul’da kentlilerin nefes alabileceği çok az sayıda yeşil alan kaldığına dikkat çeken Erktin, “Türkiye kentsel dönüşüm kartını bu alanların da yapılaşması yönünde kullanırsa önemli bir fırsatı ayaklar altına almış olacak. Diğer bir tehlike, kentsel dönüşümün finansmanı için kapasite artışına gidilmesidir. Altyapının yetersiz olduğu ve yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerin, inşaat maliyetini karşılayabilmek için yoğunlaştırılması, sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir” dedi.
Kaynak : Sabah


Konut alımının püf noktaları ?

maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire
Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

Konut alımının püf noktaları ?





İnşaat sektöründe 15 yılı aşkın süredir stratejik pazarlama, konsept geliştirme ve satış işi yapıyorum. Binlerce kişiyle bizzat, satış ekiplerim aracılığıyla da yüz binlerle temas kurdum. Türk ekonomisinin, sektörün geldiği yerin ve pazarlama disiplininin sürekli kendini yeniliyor olması dolayısıyla çok şey değişti. Yıllar öncesine göre çok daha bilinçli bir müşteri kitlesiyle karşılaşsak da hala satın alma aşamasında bazı önemli hatta hayati detaylar satış temsilcilerinin sizi ikna etmesiyle atlanabiliyor. Bu yüzden özellikle yeni yerleşim bölgelerinde ilk yatırımını yapacak küçük birikimi olanların yapması gerekenleri madde madde sıralamak istedim.
BU DETAYLARA DİKKAT
- İnşaat aşamasında bir projeden konut alırken dikkat etmeniz gereken ilk şey; yatırım yaptığınız firmanın kaç yıllık bir firma olduğu, kaç yıldır bu işi yaptığı, kaç projeyi bitirdiğidir. Marka değeri olan inşaat firmaları üç beş ay televizyon ve gazete reklamlarıyla boy gösteren firmalar demek değildir. Tam tersi özellikle ülkemizde bir kurum daha önce yapmazken aniden çok fazla reklam yapıyorsa, o firmanın geleceği kuşkulu demektir.
- Evinizin net metrekaresini öğrenin ve bunun sözleşmede yazdığından emin olun. Size söylenen her yanlış metrekare, yapacağınız yatırımın metrekare birim fiyatını etkiler pahalı hale getirir.
- Satış vaadi sözleşmesini mutlaka noter kanalıyla yapın. Bu sözleşmenin eki olarak ve aynı gün teknik şartnameyi de tüm detaylarıyla isteyin.
- Şartnamede evde kullanılacak bütün malzemelerin markalarının yazılı olduğuna dikkat edin. Şartnamede ”veya muadili” ibaresini göreceksiniz. Projelerde satınalımlar inşaatla eşzamanlı olarak yapılmadığı için bu ibare kaçınılmazdır. Ancak, bu durumda onemli olan sey; kaç bilinmeyenli bir denkleme evet dediğinizdir. Yani, bununla beraber iki maddede daha soru işareti varsa, bu konuyu ona göre değerlendirmeniz gerekir.
İZOLASYON DEYİP GEÇMEYİN
- Teknik şartnamedeki izolasyon maddesine dikkat edin. Hemen her proje dış cephe mantolaması yapar ancak daireler arası ısı ve ses yalıtımındaki kalite bazı projeleri diğerlerinden ayrıştırır. Evinizi inşaat aşamasında aldığınızda bu size çok da önemli bir konu gibi gelmeyebilir ancak siz veya kiracınız oturmaya başladığınızda, sizi en çok etkileyecek konu yalıtımdır.
- Evinizi oturmak için alıyor olsanız da yakın lokasyondaki kira bedellerini araştırmadan karar vermeyin. Satış ekibinin verdiği kira bedellerini doğru kabul etmeden önce siz de araştırın.
- Elektrik tesisatı, su tesisatı nerelerden geçiyor, sizin kullanacağınız elektrikli aletlere uygun mu degil mi diye önceden bakmadan satın alma aşamasına gelmeyin. Bu projeleri mümkünse konutu satın almadan önce mutlaka kendinize gore düzelttirin. Zira o imzayı attıktan sonra tüm istekleriniz ekstraya girer.
- Sosyal alanların önemini unutmayın. Sosyal alanların inşaatlarının bitis tarihi sözleşmede belirtiliyor mu kontrol edin. Taşındığınız zaman sitede hâlâ inşaat gürültüsü olmasını istemiyorsanız, sitede firmanın yapmakla mükellef olduğu her şeyin ne zaman tamamlanacağını sorun ve sözleşmede yazılı olmasını sağlayın.    "
CerenKumbasar / Vatan


Avrupa'daki En Cazip 2'nci Gayrimenkul Pazarı Türkiye mi ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

Avrupa'daki En Cazip 2'nci Gayrimenkul Pazarı Türkiye mi ?






Ernst&Young Avrupa Gayrimenkul Yatırımları Beklenti Göstergeleri araştırmasına göre Türkiye gayrimenkul piyasası, Avrupa ülkeleri ile kıyaslanınca en cazip ikinci pazar oldu.
Ernst&Young Kurumsal Finansman Bölümü Başkanı Müşfik Cantekinler, konuya ilişkin açıklamasında, diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslanınca, katılımcıların yüzde 95’inin Türkiye’yi cazip, hatta çok cazip olarak gördüğünü belirtti.
Beklenen yüksek talep karşısında tüm gayrimenkul türlerinde, başta perakende olmak üzere fiyatların artacağının da düşünüldüğünü belirten Cantekinler, ”Ancak bu fiyat artışlarının sadece prestijli lokasyonlarda gerçekleşeceği beklentisinin de altını çizmekte yarar var” dedi.
Araştırmada yatırımcıların başta prestijli lokasyonlardakiler olmak üzere Türkiye’deki tüm gayrimenkul türleriyle ilgilendikleri görüldü. Ankete katılanların yüzde 80’i önümüzdeki yıl ticari gayrimenkul işlemlerinde hacmin yükseleceğini, yüzde 70’i de yabancı yatırımcıların öneminin daha çok artacağını ve uluslararası işlemleri hızlandıracaklarını öngördü.
"Yabancılar İstanbul’da ofis yatırımlarına yönelecek"
Araştırmada, İstanbul’daki gayrimenkul türlerine bakıldığında, yatırımcıların çoğunlukla ofis yatırımlarına yöneleceği ortaya çıkarken, yatırımcıların perakende gayrimenkul talebinin yüksekliğine karşın coğrafi olarak belirgin bir cazibe merkezi çıkmadı.
Bu durumu değerlendiren Ernst&Young Türkiye Gayrimenkul İşlemlerinden Sorumlu Kıdemli Müdürü Alp Şen, ”Perakende gayrimenkul yatırımlarına ilgi muhtemelen 2013 yılında da belirli şehir veya bölgelerden bağımsız olarak devam edecek. Bu da demek oluyor ki, artık tüm Türkiye perakende gayrimenkul pazarı için yatırım yapılabilir hale gelmiştir” diye konuştu.
Kentsel dönüşüm projeleri
Kentsel dönüşüm projelerinin de gerek yerli, gerekse yabancı yatırımcıları çekecek bir yapılaşma dalgası yaşatacağını ifade eden Şen, bu trendin konut piyasasını daha da olumlu etkileyeceğini kaydetti.
Araştırma için Türkiye’den görüşleri alınan şirket temsilcilerinin yüzde 60’ının yeşil bina standartlarının gelecek dönemlerdeki yatırım kararlarında çok daha etkili olacağını ifade ettiğini aktaran Şen, birçok Avrupa ülkesinde potansiyel yatırımlar değerlendirilirken sürdürülebilirlik ve enerji verimliliğinin sağlanıyor olmasının gerekli faktörler arasında görüldüğünü, bu nedenle de uluslararası yatırımcıların Türkiye’de de yeşil bina arayışında olduğunu belirtti.
Araştırmada ayrıca Avrupa Birliği’nin Avro Bölgesi dışındaki ülkeleri, Avro Bölgesi ülkelerinden daha cazip bulundu.
Kaynak: Milliyet


Kentsel Dönüşüm İç Göçe Sebep Olabilir !


Kentsel Dönüşüm İç Göçe Sebep Olabilir !





Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Hukuk Araştırmaları Merkezi'nin düzenlediği "Kentsel Dönüşüm ve Etkileri" paneli İzmir Adliyesi'nde gerçekleştirildi.
Panelin başkanlığın, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Şehir ve Bölge Planlama Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Murat Çelik yaptı. Gediz Üniversitesi İdare Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yasin Sezer, Menderes Üniversitesi Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatma Neval Genç ile İzmirli mimar Talat Ulusoy konuşmacı olarak katıldı. Aralarında İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin dinlediği panelde, şehir dönüşümüne hukuki, mimari ve sosyal yönlerden mercek tutuldu.
Yılların yanlışının temizlenmeye çalışılacağı zor bir sürece girildiğine ancak hala toplumda bu konuda yeterli bilinç oluşmadığına dikkat çekildi. Çoğu kişinin, neler yapılacağını ve hangi yolun izleneceğini bilmediğine işaret edilirken 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un sosyal yönden eksikleri bulunduğu belirtildi. Şehirleri kaçak ve çürük yapılardan kurtaracak, vatandaşı da afet tehlikesinden uzaklaştıracak yıkımların, sosyal yıkımları da beraberinde getirme riski bulunduğunu öne süren Prof. Dr. Çelik, riskli ilan edilecek bölgelerde oturan dar gelirlilerin, özellikle de kiracıların zor durumda kalacağını vurguladı. Yüz binlerce insanın zor durumda kalacağını söyleyen Çelik, "Sadece İzmir'de bu durumda 300 bin kişi olduğu öngörülüyor. Bu insanları mevcut yaşam alanlarından koparırsak, düşük gelirleriyle hayata tutunmaları güçleşecek. Bu yüzden iç göç yaşanabilir. Bir soruna çözüm bulunurken yeni sorunlarla karşı karşıya kalınabilir. Kentsel dönüşüm alanlarında oturan mülksüzlerin ne olacağı düşünülmeli, buna göre mutlaka yeni düzenleme yapılmalı." dedi.
Oturdukları evler yıkılacak olan kiracıların yanısıra bina sahiplerinin de mağdur duruma düşeceğini kaydeden Doç. Dr. Sezer ise, "Yıkılacak yapıların değeri düşük. Taşınacakları yeni evlerle arada ciddi değer uçurumu olacak. Bu fark, vatandaşın gözünü korkutuyor. Çoğu kişi bunu karşılayacak güçte değil, kanunda da herhangi bir çözüm yok. İnsanlar evsiz kalma tehlikesi yaşayacak, belki de çaresizlikten tekrar göç edecek. Kentleri dönüştürürken sosyolojik yıkımlara yol açılabilir. Mevcut kanun, toplumsal açıdan yeniden gözden geçirilmeli." şeklinde konuştu.
Panelin sonunda Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Özekes, katılımcılara plaket vererek teşekkür etti. Özekes, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere şehirlerin siluetini değiştirecek köklü bir proje olan dönüşüme katkıda bulunmayı amaçladıklarını belirterek, "Burada konuşulanların, yapılan uyarıların başarı şansını arttıracağına inanıyoruz." dedi.
Kaynak: CİHAN


En Çok Konut Kredisi Talebi Evli Erkeklerden mi Geliyor ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

En Çok Konut Kredisi Talebi Evli Erkeklerden mi Geliyor ?




Konutkredisi.com.tr tarafından hazırlanan  2012 yılı "Konut Kredisi Piyasasına Bakış" raporuna göre, Türkiye'de 2012'de 8 milyon kişi kullandığı ihtiyaç ve konut kredileri sebebiyle bankalara toplam 100 milyar lira borçlanmış durumda. Raporda, bankalara konut kredisi talebinde bulunanların yüzde 90'ını evli erkeklerin oluşturduğu tespit edildi.
Rapora göre gelişmiş ekonomilerin uyguladığı gevşek para politikaları ve artan likidite, Merkez Bankası'nın faiz oranlarını düşürmesine sebep oldu. Konut kredisinde yıllık faiz oranları yüzde 9'un altına inerek bugüne kadarki en düşük seviyelerine ulaştı.
-KREDİ YAPILANDIRMA 5 KAT ARTTI-
Rapora göre, faizlerdeki düşüşün sonucunda kredi yapılandırma (refinansman) taleplerinin toplam içerisindeki payı 5 kat artarak yüzde 20 seviyesine ulaştı. Kredisini yapılandıran tüketici vadeyi de kısaltmayı seçtiği için banka bilançolarındaki kredilerin ortalama vadesi son çeyrekte düşüş gösterdi.
-KONUT KREDİSİNE EN YOĞUN TALEP EVLİ ERKEKLERDEN GELİYOR-
Kredi kullananlar kadın ve erkek olarak incelendiğinde, 2012 yılında konut kredisi talebini yaklaşık yüzde 90'ı aile reisi olarak kabul edilen evli erkeklerden geldi. 2012 yılında konut kredisi taleplerinin yaklaşık yarısını lise mezunu kişiler oluşturdu. Kişilerin eğitim seviyesi arttıkça satın alınmak istenen konutun fiyatının da yükseldiği ortaya çıktı.
-DOĞU VE GÜNEYDOĞU KREDİ TALEBİ ARTTI-
Rapora göre, 2010 yılından bu yana İstanbul'dan Anadolu'ya doğru kaymakta olan talep, 2012 yılında da bu seyrini korudu. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri kullandırılan krediler içerisindeki paylarını 2010 yılından beri yüzde 23 artırdı. Hane geliri 2 bin TL altındaki kişiler talep ettikleri krediyi ancak 10 yıl ve üzeri vadeler ile kullanabiliyorlar. Vadeyi uzatmak taksit tutarının düşmesini ve böylece aylık taksitlerin karşılanabilir bir seviyeye gelmesini sağlıyor.
-KONUT FİYATI YÜZDE 17 ARTTI-
Satıcılar tarafından belirlenen konut fiyatları ise bir önceki yıla göre yüzde 17 artarken, kredi kullanan tüketicilerin talep ettiği ortalama konut fiyatı yüzde 4 yükseldi. Trendin bu şekilde sürmesi konut satışlarını olumsuz etkileyebileceği görüşü raporda yer aldı. Özellikle geçen yılın ikinci yarısında yeni kredi kullandırma konusunda hızlanan bankalar, 2012 bilançolarındaki konut kredisi bakiyesini yıllık yüzde 16 büyüme ile kapattı.
-8 MİLYONUN ÜZERİNDE KİŞİ BANKALARA BORÇLANDI-
Rapora göre, Türkiye'de 2012 yılında 8 milyon üzerinde kişi ihtiyaç ve konut kredileri kullanarak bankalara borçlandı. Bankaların taşıdığı toplam ihtiyaç kredisi bakiyesi 100 milyar TL'yi buldu.
Kaynak: ANKA


Kentsel Dönüşüm Kredi Faizinin Yüzde 4'ünü Bakanlık mı Ödeyecek ?

Maltepe satılık daire, maltepe kiralık daire, maltepe sıfır daire, maltepe krediye uygun daire

Kentsel Dönüşüm Kredi Faizinin Yüzde 4'ünü Bakanlık mı Ödeyecek ?


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kentsel dönüşüm kredi faizlerinin bri kısmının devlet tarafından karşılanacağını ifade ederek, “Bundan sonra yeni ev yapmak veya almak için aldıkları kredinin faizinin yüzde 4’ünü biz ödeyeceğiz, işyeri için yüzde 3’ünü ödeyeceğiz” dedi.
Üsküdar’daki “Riskli Bina Yıkım Töreni” ne Bakan Bayraktar’ın yanı sıra Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, işadamı Adnan Polat ve vatandaşlar katıldı.
Riskli bina yıkım töreninde konuşan Erdoğan Bayraktar; “Yıkımı yapılacak olan bina son derece önemli 13 bağımsız bölüm var. Yasanın kanunun verdiği mesaj doğrultusunda yapılan bir işlemdir bu. Gerçi 5 Ekim’de Türkiye’nin 35 vilayetinde 75 noktada 6 bin civarında konutun yıkımını başlatmıştık ama daha sonra gerek Kağıthane, Küçükçekmece’de Ankara’da kentsel dönüşüm başlamıştı. İstanbul son derece önemli. Özellikle İstanbul’un röntgenini çekmekte ileri gittikçe Kadıköy’de Üsküdar’da İstanbul’un çeşitli yerlerinden 1970’den önce yapılan binaların elden geçmesi gerektiğini içselleştirmemiz lazım” dedi.
Kentsel dönüşüm kapsamında çekilen kredi faizlerinin bir kısmını ödeyeceklerini ifade eden Bakan Bayraktar şunları söyledi:
“Bundan sonra yeni ev yapmak veya almak için aldıkları kredinin faizinin yüzde 4’ünü biz ödeyeceğiz, işyeri için yüzde 3’ünü ödeyeceğiz. Bu dönüşüm böyle devam etsin. Biz kendimiz istemeyen insanlarımızın evini yıkmayalım. Nerede talep var ise nerede gönüllülük yakalanmışsa bu yolda devam edeceğiz. Bu yasanın ana mesajı vatandaşımızadır. Kentsel dönüşüm afet riski altındaki binaların dönüştürülmesi vatandaş eksenli vatandaş talebi üzerine belediyeler ile yürütülecek. Hangi belediyemiz daha hazırlıklıysa hangi belediye vatandaşları ikna etmişse, orada daha çok faaliyet göstereceğiz. Bizim insanlarımız artık sakat evlerde oturmasınlar.”
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bayraktar, Kadıköy bölgesindeki kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Bölgede yürütülen çalışmaların Kadıköy Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşülerek sürdüğünü belirten Bayraktar,” Bu sene hedefimiz 200 bin binadır. Bu rakamı yakalayacağız. İki sene içinde 400-500 bin binayı bulmayı hedefliyoruz. Bu süre içinde vatandaşımıza en ufak bir rahatsızlık vermeden ama açıkgözleri de saha dışında bırakarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: İHA


Türkiye'de 7 Milyon Konut Deprem Yönetmeliğine Uygun Değil mi ?


Türkiye'de 7 Milyon Konut Deprem Yönetmeliğine Uygun Değil mi ?



Kayseri İmar-İnşaat Müteahhitleri Dayanışma Derneği'nin düzenleidği '2013 Müteahhitler Dayanışma Gecesi'ne katılan AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, kentsel dönüşümden Türk inşaat sektörüne kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Elitaş, “İnşaat sektörü ülke ekonomilerindeki en önemli sektörlerden birisi. Türkiye inşaat sektöründe uluslararası pazarda gerçekten övünebilecek bir güce sahip. Dünyada müteahhit hizmetleri yönünden Çin’den sonra ikinci büyük ülkeyiz. Dünyanın her tarafında inşaat müteahhitlerimiz alnı açık, başı dik ve yaptıkları işlerle referans olabilecek övünülecek şekilde hizmet götürerek, inşaatlar yaparak hamdolsun bizim haklı gururumuzu daha da üst seviyelere çıkartmak için gayret gösteriyor” diye konuştu.
Türkiye’de yaklaşık 21 milyon civarında konutun olduğunu belirten Elitaş, “21 milyon civarındaki konutun 14 milyonluk kısmı yaşanabilir nitelikte, 7 milyon konut ise maalesef deprem yönetmeliğine uygun olmayan konutlar. Bunları kim yaptı? Bizler hep beraber yaptık. Kentsel Dönüşüm Yasası'nın 2013 yılında yürürlüğe girmesiyle geçen süreçte adapte olabilmek ve uyum sağlayabilmek için 1 yıl süre konuldu. Geçmişteki gözyaşlarını, sıkıntıları dere ağzına deprem fay hattına yapılan inşaatlardaki çektiğimiz huzursuzlukları bir daha yaşamamak adına Kentsel Dönüşüm Yasası ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
Elitaş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bilim adamları depremin ne zaman olacağı ile ilgili bilgilerini savunuyor ve görüşlerini söylüyor. 3 sene sonra olabilir, 300 sene sonra olabilir ama bizim yapmamız gereken en önemli unsur inancımız ve yaşam tarzımıza göre insan hayatı ise, insanın yaşadığı mekanları en sağlam bir şekilde yapmak bizim görevimizdir. Ben konutu tüketici olarak alırım. Sizin yaptığınız konutlara güvenerek alırım. Çünkü planı, projesine ve kullandığınız malzemeye göre doğru dürüst yaptığınızı ifade ederek ben bunu alırsam oradan ortaya çıkacak her türlü yanlışların vebali de her halde bizlere düşmüş olur. Yasal düzenlemelerde eğer müsamaha gösterirsek hele buna göz yumalım, göz ardı edelim dersek o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, yani sizin seçtiğiniz milletvekilleri de bu sorumlulukta aynı payı almış olur. Bu anlamda baktığımızda inşallah önümüzdeki süreçte yaşanabilir konutların yapılabilmesi için hep birlikte gayret göstermemiz gerekir.”
Kaynak: İHA


Konut Yatırımında Geri Dönüş Süresi 15-20 Yıla Çıktı !



Konut Yatırımında Geri Dönüş Süresi 15-20 Yıla Çıktı !





NTV'ye Sorun' programına katılan Gayrimenkul Yatırım Danışmanı Neşecan Çekici, konutta yeni dönem ile ilgili soruları yanıtladı.  
Çekici, 'NTV'ye Sorun' programında konuta yapılan yatırımın geri dönüş süresinin 15-20 yıla çıktığını açıkladı.
Bu sürenin önceki dönemde ortalama 10-15 yıl olduğunu, merkezdeki semtlerde ise 8-10 yıla düştüğünü ifade eden Çekici, süredeki artışı satış fiyatı ile kira getirisi arasındaki makasın açılması ile açıkladı.
Üniversite, hastane semtleri ve havaalanına yakın yerler ile ana arterlerdeki evlerin yüksek kira getirdiğini vurgulayan Çekici, ev almak isteyenlere önerilerde de bulundu.
Çekici, "Teknik ayrıntılar önemli. İkinci el ev alınıyorsa tapu kayıtları araştırılmalı ve bölgenin durumuna bakılmalı" dedi.
Çekici, programda şu soruları da yanıtladı:
- Konut fiyatları, enflasyon oranlarının üzerinde artış gösteriyor. Bunun sebebi nedir?
- Kullandığım kredi için faiz oranım yıllık % 1,15. Faizlerin düşmesinden dolayı refinansman yapıp kredimi yenilemeyi düşünüyorum.
- Zamanlama olarak uygun bir dönem midir?
- Konuttaki yeni KDV oranı, kredilerinde refinansmana gidecek kişileri etkiliyor mu?
- % 18'lik yeni KDV oranı ne zaman konut fiyatlarına yansıyacak?
- Kredi faizlerindeki düşüşün devam etmesi bekleniyor mu?
- Yeni düzenlemeler, kentsel dönüşüm kapsamındaki bölge ve semtleri nasıl etkileyecek?
- Mortgage kredisinde ne gibi değişiklikler söz konusu?
- Şu an ev sahibi olmanın avantajları tam olarak nedir?
- Bu dönemde ev almayı düşünen aileler nelere dikkat etmeliler?
- Konut KDV'leri semtlere göre değişiklik gösteriyor mu?
Kaynak: NTV


Konutların Değerini Enerji Kimlik Belgeleri Belirleyecek !



Konutların Değerini Enerji Kimlik Belgeleri Belirleyecek !




XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Ertuğrul Yörük, Enerji Kimlik Belgesi uygulamasının zorunlu olmasının ardından binalarda enerji performansının, konut alım satımında önemli bir kriter olacağını ifade etti.
Yörük, binasının enerji sınfını yukarıya taşımak isteyenler için ısı yalıtımının şart olduğuna, enerji verimliliği yüksek binaların ev sahiplerine evlerini kiralarken veya satarken daha büyük avantajlar sağladığına dikkati çekti.
Yakında Türkiye’deki binaların tümünde yaygınlaşacak Enerji Kimlik Belgesi ile bir binanın ne kadar enerji harcadığını öğrenmenin mümkün olacağını belirten Yörük, “1 Ocak 2011’de yürürlüğe giren Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği gereğince yeni binaların hepsinde zorunlu olan Enerji Kimlik Belgesi’ni, eski binalar da 2017 yılına kadar almak zorunda. Bu uygulama, enerji tasarrufu için atılmış önemli bir adım” dedi.
Konutunun daha değerli olmasını isteyen herkesin binasını A enerji sınıfına taşımaya çalışacağını söyleyen Yörük, “Binasının enerji sınıfını yukarıya taşımak isteyenlerin öncelikli listesinin başında ise ısı yalıtımı yaptırmak geliyor. Çünkü konutlarda kullanılan enerjinin yüzde 80’i ısıtma ve soğutma amaçlı kullanılıyor. Nitelikli bir ısı yalıtımıyla ısınmak için harcanan bu enerjiden yüzde 50 tasarruf sağlanabiliyor” diye konuştu.
Kaynak: Milliyet


Araplar Türkiye'den Oturmak İçin mi Konut Alıyor ?



Araplar Türkiye'den Oturmak İçin mi Konut Alıyor ?




Mütekabiliyet Yasası'nın ardından 183 ülke vatandaşına Türkiye'den konut satın alm alma yolunun açılmasının ardından beklenen etki oluşmasa da özellikle Körfez ülkelerinden çok sayıda yatırımcı konut satın almak için Türkiye'ye ilgi göstermeye başladı.
Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı Şirketi Reidin'in CEO'su Ahmet Kayhan, Türkiye'den ev satın alacak yabancılara oturum izni meselesini çözmeden, kanunun etkisini göstermeyeceğini söyledi. GRI 2013 toplantılarında Zaman'a değerlendirmede bulunan Ahmet Kayhan, "Yabancıya oturma izni çözülmeden çok fazla para gelmez. Ama 3-5 sene içinde kanun oturdukça para gelmeye başlayacak." dedi. Özellikle İranlı ve Suudi Arabistanlılar için oturma izninin önemli olduğunu vurgulayan Kayhan, "Bu ülkelerden gelerek Türkiye'de mülk satın almak isteyenlerde 'alıp da kiraya vereyim' düşüncesi yok." diye konuştu.
Körfez ülkelerinin mülk satın almak için fırsat kolladıklarını belirten Kayhan, ama bazı yasal işlemlerin kendilerini kararsızlığa ittiğini vurguladı. Kayhan'a göre Türkiye'de tapu kadastro iyi çalışan bir organizasyon ama yabancılara yönelik satışlarda bazı özel izinlerin alınması gerekiyor. Üç aylık bir süre ve bazı terletici işlemler var. Bu tecrübeyi yaşayan yatırımcı Türkiye'nin tanıtımını da bu anlamda olumsuz yapıyor. Körfez ülkelerinden en çok yatırım çeken Dubai'de de Türkiye'deki benzeri kanunun oturması 5 yıl almış. Şimdi Dubai bir saat içerisinde tapuyu veriyor ve ertesi günde konut alan kişinin vizesi çıkıyor. Kayhan, yatırımcıların bakışını ise şöyle özetledi: "Herkesin kafasındaki soru kısa ve orta dönemde para kazanıp kazanamayacağı. Ülkelerin yatırım fonları hariç 10-20 yıllık gidişata bakan dünyada çok az fon var. Genelde geri dönüş beş yıldır. O fonlar da daha güvenli yerlere bakıyor. Yatırım yapılabilir notunun artması iyi ama yeterli değil." 2013 yılında önemli şirketlerden büyük satın almalar olacağını, Körfez ülkelerinin Türkiye'ye ilgisinin arttığını kaydeden Kayhan, bu yıl AVM satın almalarında yoğunluk beklendiğini söyledi.
Haber: Zarife Kabil / Zaman


En Fazla Gayrimenkul Tapusu Ankara'da !



En Fazla Gayrimenkul Tapusu Ankara'da !




Yapılan araştırma sonucunda, 131 milyon 15 bin gayrimenkulün 80 milyonu erkek, 43 milyonu ise kadının üzerine kayıtlı olduğu ortaya çıktı. Gayrimenkul zengini il ise Çankırı.. 
Gayrimenkul sahipliğinde her 10 tapudan 6'sının erkek, 3'ünün kadın, 1'inin ise ortak olduğu ortaya çıktı. Türkiye genelinde toplam 131 milyon 15 bin 216 gayrimenkulün 80 milyon 134 bin 183 tanesinin sahibi erkek, 43 milyon 468 bin 968 tanesinin sahibi kadın. Tapu kadastro kayıtlarına göre 7 milyon 412 bin 65 gayrimenkulde ise sahipliğin cinsiyetine ilişkin bilgi yer almıyor. Gayrimenkul sahiplerine ait cinsiyet bilgileri eksik olan gayrimenkuller bütün gayrimenkullerin yüzde 5,66' sını oluşturuyor. Bu tür tapularda ise birden fazla sahiplik bulunuyor. Cinsiyet bilgileri eksik olan gayrimenkuller hariç tutularak yapılan analizler sonucunda, yüzde 64,83' ünün erkek, yüzde 35,17' sinin bayan maliklere ait olduğu görülüyor.
Ankara başı çekiyor
Sahiplik açısından değerlendirildiğinde en fazla gayrimenkul tapusunun 6 milyon 846 bin 183 ile Ankara olduğu gözleniyor. Ankarayı 5 milyon 898 bin 49 ile İstanbul, 4 milyon 418 bin 389 İle Sivas, 4 milyon 125 bin 233 ile Konya ve 3 milyon 276 bin 751 ile Antalya izliyor. İkinci 5'te ise İzmir, Samsun, Ordu, Çorum ve Zonguldak sıralanıyor.
Gayrimenkul zengini iller
İl bazında gayrimenkul sahipliğini nüfusa oranladığımız zaman ise en zengin il sıralamasında ilk 5'e Çankırı, Bayburt, Tunceli, Erzincan ve Sivas'ın girdiği gözleniyor. Üstelik bu illerde kadınların da erkeklerin de birden fazla tapuya sahip olduğu dikkat çekiyor.
Erkekler Hakkari'de kadınlar Bayburt'ta güçlü
Erkeklerin gayrimenkul'de güçlü oldukları iller yüzde 86,00 ile Hakkari, yüzde 82 ile Mardin ve yüzde 80 ile Siirt olurken, kadınların gayrimenkulde güçlü olduğu iller yüzde 41,71 ile Bayburt, yüzde 41,40 ile Yalova ve yüzde 41,40 ile Çankırı olarak oldu.
Oranlar değişiyor
Tapu Kadastro Genel Müdürü Davut Güney, Türklerin tapuda hala erkek egemen bir tablo çizdiğini ancak buna karşın kadınların da gayrimenkul edinme eğiliminde artış olduğunu belirtti. Güney, "Herkes bir tapusu olsun ister. Bu dünde böyleydi bugünde böyle yarın da böyle olacak. Türkiye genelinde 131 milyondan fazla tapu maliki bulunuyor. Birden fazla tapuya sahip çok fazla kişi bulunuyor. Kadınların tapudaki sahiplik oranı ise her geçen gün artıyor. Ekonomik güç ve toplumsal ilerleme sahiplik oranlarının değişmesinde etkili oluyor. Gençler ve bayanların tapu sahipliğinde de artış dikkat çekiyor" şeklinde konuştu.
Erkeklerin gayrimenkul’de güçlü oldukları iller yüzde 86 ile Hakkari, yüzde 82 ile Mardin ve yüzde 80 ile Siirt olurken, kadınların gayrimenkulde güçlü olduğu iller yüzde 41,71 ile Bayburt, yüzde 41,40 ile Yalova ve yüzde 41,40 ile Çankırı oldu.
HABER: EMİNE AÇAR / BUGÜN GAZETESİ




İstanbul'da En Çok Prim Yapan Bölgeler Anadolu Yakasında mı ?



İstanbul'da En Çok Prim Yapan Bölgeler Anadolu Yakasında mı ?




Kurulduğu ilk ayda 50 milyonluk ciroya ulaşan Temeltaş Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Temeltaş İstanbul’un yatırım haritasını çıkarıyor. Sektörde en çok kazandıran emlak profesyoneli olarak anılan Ahmet Temeltaş, gayrimenkul yatırımındaki uzmanlığı ve başarısı ile yatırımcısına yön vermeye devam ediyor.
Gayrimenkul yatırımları alanındaki deneyim ve birikimiyle başta Bahçeşehir olmak üzere, Esenyurt, Beylikdüzüve Esenkent bölgesinde büyük başarılara imza atan Temeltaş Proje Geliştirme A.Ş. kurucusu Ahmet Temeltaş yaptığı açıklamada, “Yeni yatırımlara ev sahipliği yapmaya hazırlanan İstanbul, gerek jeopolitik gerekse gelişim yönünden harika bir cazibe merkezi” dedi.
Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren İstanbul’un yatırım için ideal bir şehir olduğunu belirten Temeltaş, Anadolu ve Avrupa yakaları arasında ayrım yapmanın doğru olmayacağını, zira detaylara inildiğinde her iki bölgenin de kendine haz özellikleri olduğunu sözlerine ekledi.
Nüfus artıyorsa prim de artar…
Gayrimenkul yatırımı yapılırken esas dikkate alınması gereken konunun ‘nüfus’ faktörü olduğuna dikkat çeken Temeltaş; “Edindiğim tecrübelere dayanarak nüfus nerede artıyorsa, orada aynı oranda ‘primin’ de artacağını söyleyebilirim. Elbette sadece nüfus yoğunluğu yetmiyor. Fakat küresel platformda farklı ülkelerin gayrimenkul dünyasında rekabet edebilmek için; nitelikli iş gücüne sahip olmak, teknoloji ve bilişime dayalı hareket etmek, finans gibi günümüzün önemli sektörlerine hizmet veriyor olmak ön plana çıkan detaylar arasında yer alıyor. Yaşam alanının önemi de işte bu noktada ortaya çıkıyor” dedi.
Eğitim ve Güvenlik Anadolu Yakası’nı bir adım öne çıkarıyor…
Ahmet Temeltaş; iki yakanın farklı avantajları olduğunu ancak ‘eğitim’ faktörü değerlendirildiğinde Anadolu Yakası’nın daha öne çıktığını belirtti. Temeltaş, “Anadolu Yakası, Avrupa Yakası’na nispeten kendini daha geliştirmiş ve eğitimde önceliği benimseyen taraf olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle ilerleyen dönemlerde hepimiz göreceğiz ki yeni yapılan düzenlemelerde eğitime yoğunluk veren kesimin gözdesi Anadolu Yakası olmaya devam edecek.” dedi.
Yatırımcıların üzerinde durduğu bir diğer önemli hususun ise ‘güvenlik’ olduğunu söyleyen Temeltaş, “Gece gündüz polisiye olayların içinde yaşamak zorunda kalmayı kimse istemez. Bu nedenle suç oranı yüzdesi açısından da Anadolu Yakası bir adım öne çıkıyor” diye konuştu.
Yatırım için öncelik; bütüne odaklanmak…
Yatırım tercihi yapılırken bütüne odaklanmak gerektiğini vurgulayan Ahmet Temeltaş; Ataşehir’in önemine bu anlamda dikkat çekti. On yıl içinde dünyanın önde gelen finans merkezleri arasında yer alacağı düşünülen Ataşehir, İstanbul Finans Merkezi projesine ev sahipliği yaparken, bölgeye kamu kuruluşları, özel bankalar ve finans kuruluşlarının genel müdürlüklerinin taşınması da bekleniyor. Böylece, özellikle ofis ve ticari birim yatırımı açısından Ataşehir’in cazibesi her geçen gün biraz daha artıyor.
Ulaşım olanakları, yaşam alanlarını belirliyor…
Yatırım için ‘ulaşım” konusuna da değinen Temeltaş, “Ulaşım nerede rahat ise konut sahibi yaşam yerini de orada belirler. Bu nedenle yatırımcılar uzun vadede daha büyük düşünebilirler. Gayrimenkul sektörüne kattığı değer ile her geçen gün daha çok prim kazandıran Sabiha Gökçen Havaalanı bu anlamda verilebilecek en güzel örnek” dedi. Kozyatağı, Kartal ve Ataşehir’in bu açından da ön plana çıktığını belirten Ahmet Temeltaş, bu bölgelerde ciddi miktarda ofis binası inşasının devam ettiğini, alt yapı çalışmalarının hızla tamamlanarak ulaşım kolaylıklarının sağlandığını ve firmalar için tercih edilen bölgeler arasına girdiğini belirtti.
Ahmet Temeltaş, “Tüm bunları değerlendirdiğimizde, bir kent nereye doğru kendini geliştiriyorsa yatırımlar yine o yöne yapılmalıdır. Yapılan yatırımları incelendiğimizde ise geçmiş dönemlerden farklı olarak artık Anadolu Yakası’nın yüzünün gülmeye başladığını ve bu gelişmenin artarak devam edeceğini öngörüyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.
Kaynak: Sahibinden.com/projeler